Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan kritik açıklamalar!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ile savunma sanayii konusunda önemli iş birliklerine imza attıklarını dile getirip “KAAN” ortaklığına ilişkin ortak yatırım gerçekleştirilebileceğine dikkat çekti.
 Tarih: 05-02-2026 13:37:13
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan kritik açıklamalar!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretlerini tamamladı ve Türkiye’ye döndü.

Uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını NTV Ankara Temsilcisi Ahmet Ergen aktardı.

Erdoğan, ziyaretlerine ilişkin genel değerlendirmelerde bulunup “Filistin ve Suriye başta olmak üzere güncel gelişmelere dair istişarelerde bulunduk.” dedi.

Görüşmelerde ticari ve ekonomik ilişkilerin önemli yer tuttuğuna işaret eden Erdoğan, İsrail’in saldırılarına tepki gösterdi.

İnsani yardım TIR’larının Gazze’ye girişlerinde halen ciddi kısıtlamalar ve sorunlar yaşandığını dile getiren Erdoğan, “Ancak İsrail’in tüm kışkırtmalarına ve ihlallerine rağmen, Gazze barış planının birinci aşaması tamamlanmıştır. Kimin barış, kimin savaş yanlısı olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır olarak tüm süreçlerin içinde olmayı, böylece Filistinli kardeşlerimizin hukukunu korumayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“SUUDİ ARABİSTAN İLE KÖKLÜ İLİŞKİLERE SAHİBİZ”

Suudi Arabistan’la son dönemde olumlu yönde ivmelenen ikili ilişkilerimiz var. Bu ikili ilişki alanlarından biri de savunma sanayii. Şu ana kadar takip ettiğimiz, bildiğimiz, başta insansız hava araçları olmak üzere savunma sanayii alanında birçok iş birliği projeleri, anlaşmalar imzalandı. Şimdi de milli muharip uçağımız KAAN’a yönelik Suudi Arabistan’ın bir ilgisi olduğu iddiaları, haberleri gündeme geliyor. Böyle bir niyet var mı? Bu çerçevede milli savaş uçağımız KAAN ile ilgili olarak Suudi Arabistan’la bir iş birliği projesi söz konusu olabilir mi?

Suudi Arabistan ile kültürel ve tarihsel boyutları bulunan köklü ilişkilere sahibiz. Bunu geliştirmek için bu ziyaretimizde de önemli anlaşmalara imzayı attık. Ülkemizin savunma sanayii alanında aldığı mesafe bütün dünya gibi Suudi Arabistan tarafından da ilgiyle takip ediliyor. Biz, savunma sanayiinde, öncelikle kendi ihtiyaçlarımızı karşılamaya odaklanmış bulunuyoruz. Bunun yanında dost ve kardeşlerimizin ihtiyaçlarının temini için de gayret gösteriyoruz. Suudi Arabistan ile savunma sanayii konusunda önemli iş birliklerine imza atıyoruz ve bunu geliştirmekte de kararlıyız. KAAN sadece bir savaş uçağı değil, KAAN Türkiye’nin mühendislik kabiliyetinin, bağımsız savunma iradesinin sembolüdür. KAAN ile ilgili övgü dolu birçok geri dönüş aldık. Dünyada bu alanda daha fazla söz sahibi oldukça, bu tür iş birliklerimiz de kesinlikle artacaktır. Kaldı ki Suudi Arabistan ile bu konuda ortak yatırım söz konusu. Her an bu ortak yatırımı da gerçekleştirebiliriz.

“EN DÜŞÜK FİYATLARDAN ELEKTRİK ALIMI YAPACAĞIZ”

Suudi Arabistan ile enerji alanında çok da önemli anlaşmalara imza attığınız yansıdı bizlere. Rakamlar da yansıdı ama tam kapsamını merak ederiz efendim ve ne anlama gelir?

Ziyaretimiz esnasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız ile Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı arasında yenilenebilir enerji alanında önemli bir anlaşma imzalandı. Suudi Arabistan şirketleri Türkiye’de toplam 5 bin megavat gücünde güneş ve rüzgar santralleri inşa edecek. İlk aşamada Sivas ve Karaman’da 1000’er megavatlık güneş enerjisi santralleri yapılacak. Yatırımlar, dış finansman ve uluslararası krediler yoluyla hayata geçirilecek. Bu santrallerden Türkiye’de bugüne kadar görülen en düşük fiyatlardan elektrik alımı yapacağız. İki güneş enerjisi santrali projesiyle 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacı karşılanacak. 2027 yılında temelleri atılacak santraller yüzde 50 yerlilik oranına sahip olacak. Projeler elektrik ekipman ve hizmet sektörlerimize önemli katkı sağlayacak.

İRAN-ABD GÖRÜŞMELERİ

İran-ABD gerginliğinin başlamasından sonra İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmeleriniz oldu ve bir süreç başladı. Bu sürecin evrildiği nokta an itibariyle nedir?

Öncelikle Amerika ve İran arasındaki gerilimin bölgeyi yeni bir çatışmaya, kaosa sürüklemeden düşürülmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Onun için de biliyorsunuz ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmem oldu ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile hemen ertesi gün görüştüm. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile de İstanbul’da Dışişleri Bakanımla beraber üçlü bir görüşme yaptık. İşi sıcak tutuyoruz. İran’a askeri müdahaleye karşı olduğumuzu net şekilde ortaya koyduk ve bunu muhataplarımıza ilettik. Şu ana kadar tarafların diplomasiye alan açmak istediğini görüyorum. Bu olumlu bir gelişme olarak önümüzde duruyor. Sorunların çözüm yolu çatışmalar değil, uzlaşma zemininde buluşmak ve müzakere etmektir. Süreç canlıdır ve kopmuş değildir. Zemin diyaloga ve diplomasiye hala açıktır. Alt düzeyde yapılacak görüşmelerde mesafe alınmasının ardından liderler seviyesinde müzakerenin de faydalı olacağını düşünüyorum. Askeri gerilim bu kadar artmışken müzakere masasının bir şekilde kurulacak olması da önemlidir. Umarız sorunlar diyalog yoluyla çözülür ve bölgemizde yeni bir çatışma baş göstermez. Biz gerek lider diplomasisi gerek diğer düzeylerde yapılan görüşmeler yoluyla, müzakere zeminini kuvvetlendirmek için çalışacağız. Bu zemin ne kadar genişler, başka ülkeler de devreye girer mi göreceğiz.

Ben de bağlantılı bir soru sormak istiyorum. Suudi Arabistan başta olmak üzere, ki bugün ziyaretinizden dolayı önde geliyor, Körfez ülkelerinin toplamda İran’a karşı yaklaşımları biraz daha Amerikan yanlısı gibiydi daha önceki yıllarda. Şimdi biraz daha sizin, Türkiye’nin politikalarına yakın gibi duruyorlar. Bugünkü politikaları nasıl değerlendiriyorsunuz? İran-Amerikan krizinde biraz İran’a karşı değillermiş gibi görünüyor.

Her şeyden önce biz bölgemizde yeni bir savaş istemiyoruz. Bunu en net şekilde her zaman dile getirdim, dile getiriyorum. Suudi Arabistan da tabii ki bu bölgedeki çatışmalardan etkileniyor. Onlar da bölgemizde huzurun, barışın ve sağduyunun hakim olmasını istiyor. Hassasiyetlerimiz genel manada örtüşüyor. Herkes biliyor ki; bölgemizde tam anlamıyla tesis edilecek huzur, barış ve istikrar hepimize kazandırır. Çatışmaların, kanın, gözyaşının hakim olduğu bir coğrafyada ise kesinlikle herkes kaybeder. Bu nedenle hepimizin barışın tarafında yer alması, en akılcı seçenektir. Bölge ülkelerinin son yıllarda yaşanan çatışmalı süreçlerden, bunu net bir şekilde gördüğünü ve bizim duruşumuzu desteklediklerini de düşünüyorum. Artık, etrafımızı saran ateş çemberinden sıyrılmanın, yanan ateşleri söndürmenin, vakti çoktan gelmiştir. Sağduyu burada ortak paydadır. Bu meseleye sadece askeri pencereden bakmak, bölgeyi felakete götürür. Ateşi daha fazla harlamanın kimseye faydası olmaz. Bölgemiz kana, gözyaşına, savaşlara doymuştur. Artık, barışı ve huzuru konuşmayı, iş birliklerini artırmayı istiyoruz. Sorunlar her zaman olur; anlaşmazlıklar uluslararası ilişkilerin bir parçasıdır. Ancak diplomasi de bunun için vardır. Biz de barışçıl diplomasiyi güçlendirmek zorundayız. Bu, hem ülkemizin hem bölgemizin çıkarları için hayati önemdedir.

Mısır’da Cumhurbaşkanı Sisi ile ortak basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran’a yapılacak dış müdahalenin tüm bölge için risk olduğunu söylerken, “Sorunların diplomatik yollarla çözümü önemlidir” dedi.

“ATEŞKES BİR AN ÖNCE HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Türkiye, Gazze barış planının uygulanmasında nasıl bir rol üstlenecek? Başlangıca nispetle nerede? Türkiye’nin muradı nedir bu mevzuda? Siz de ifade ettiniz Şarm el-Şeyh’teki 20 maddeli barış planından bu yana, Ekim ayından bu yana İsrail, saldırılarını sürdürüyor, gidecek yardımlara mani oluyor, sabote ediyor. Bu süreçte İsrail konusunda hem Türkiye’nin hem de müdahil olan barış planındaki diğer ülkelerin değerlendirmesi nedir?

Türkiye, Gazze barış planının olması gerektiği gibi işletilmesi ve Gazze’de huzurun, istikrarın yeniden tesis edilmesi için etkin bir rol oynayacaktır. Biz, Gazze’de Filistinli kardeşlerimizin hak ettikleri onurlu bir geleceğe ve kalıcı bir barışa ulaşmasını istiyoruz. Barışı, kağıt üzerinde değil, sahada tesis etmekten yanayız. Gazze’de yaşanan zulümlere, soykırıma varan uygulamalara, açlığın silah olarak kullanılmasına karşı olmak için, Müslüman olmak gerekmez. Bizim duruşumuz, öncelikle insanlığın temel değerlerini muhafazadır. Tabii ki bu tutumumuzda Filistinli kardeşlerimizle tarihsel ve kültürel bağlarımız da etkilidir. Ancak bunu körü körüne bir karşıtlık olarak göstermeye çalışmak, meselenin özünü saptırmak olur. Gazze’deki zulmün bir benzerini bir başka coğrafyada Müslümanlar yapsaydı, biz onların da karşısında bugünkü gibi dimdik dururduk. Biz yıllardır ‘Mazlumun diline, dinine, inancına, derisinin rengine bakmayız’ demiyor muyuz? İşte bu, bizim klas duruşumuzdur. Ateşkes, insani yardım ve sivillerin korunması için atılacak adımların bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor. Türkiye bunları sağlamak için büyük bir çaba gösteriyor.

“MISIR GAZZE’NİN KADERİNDE ÖNEMLİ BİR AKTÖR”

Gazze meselesinde çözüm için arayışlarda Mısır’ın yaklaşımları Türkiye’nin görüşleriyle örtüşüyor mu? Çünkü İsrail’in baskılanabilmesi için garantör ülkelerin arasındaki fikir birliği önemli. Mesela Gazze’de yönetimin devredilmesi noktasında Mısır ne öngörüyor?

Mısır, Gazze’deki zulmün etkilerini en yakından hisseden ülkelerden biri. Mısır’ın da Gazze ve Filistin meselesinin daha fazla derinleşmesini istemediğini gördük ve bunu biliyoruz. Bölgenin yeni bir yangını kaldıracak hali yok. Bunu Mısır yönetimi de çok iyi görüyor. İsrail’in bölgede yıllardır oluşturduğu sistematik istikrarsızlık, Mısır’ı da süreç içerisinde yıprattı. Bu çatışmaların sona ermesini, Filistin’in huzura kavuşmasını bizim kadar Mısır da istiyor. Özellikle açlığın silah olarak kullanılmasına ve Filistinlilerin topraklarından sürülmesine yüksek sesle karşı çıktılar ve bunu sürdürüyorlar. Mısır’ın bulunduğu yer kritik. Hem coğrafi konumu, hem tarihi sorumluluğu itibarıyla Gazze’nin kaderinde önemli bir aktör. Bu nedenlerle Gazze’de ve bütün Filistin’de istikrarın sağlanması, Mısır’ın da çıkarınadır. Gazze’ye Refah’tan insani yardımların girişi ve yardımların organizasyonu için ortaya koydukları gayret takdire şayandır. Hep birlikte Gazze’de huzurun yeniden hakim olmasını ve Gazze’nin yeniden inşa edilmesini sağlayacağımıza inanıyorum. İsrail’in bitmek bilmeyen saldırıları ve ateşkes ihlalleri kesinlikle kabul edilemez. Uluslararası toplumu İsrail’e ateşkese tam uyum için baskı yapmaya çağırıyoruz. Filistinli kardeşlerimizin hak ettikleri mutlu günlere kavuşması için gece gündüz çalışmaya, mazlumların sesi olmaya devam ediyoruz.

SURİYE’DE SON DURUM

Suriye’de gelinen son noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu son gelişmeler, Türkiye’deki ‘Terörsüz Türkiye’ projesinde yeni bir ivmelenmeyi beraberinde getirebilir mi? Bu anlamda Meclis’e bir çağrınız olur mu? Teşekkür ederim.

Ben teşekkür ediyorum. Suriye’nin kuzeyinde istikrarın ve huzurun tesisi, bizi doğrudan ilgilendiriyor. Komşumuzun tek devlet, tek ordu, tek Suriye anlayışı ile bütünleşmesi bizim en büyük arzumuzdur. “SDG” denilen yapının imzaladığı anlaşmalara uyması, Suriye’deki barış iklimini güçlendirecek ve kalıcı istikrarı kolaylaştıracaktır. Kimse, çatışmaları körüklemeyi, gerilimi tırmandırmayı, zamana oynamayı aklının ucundan bile geçirmemeli. Yanlış hesap bugüne kadar hem Şam’dan hem de Ankara’dan dönmüştür. Kuşkusuz yine dönecektir. Biz, tüm renkleriyle bir, bütün, güçlü, huzurlu bir Suriye’den yanayız. Suriye’nin yanındayız. Kürt, Arap, Türkmen, Nusayri demeden herkesi muhabbetle kucaklıyoruz. Suriye halkı bizim dostumuz ve kardeşimizdir. Bizim sorunumuz terörledir. Ayrılıkçı emellerine ulaşmak için terörü bir yol ve yöntem olarak kullananlarladır. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun çözülmesiyle “Terörsüz Türkiye” sürecinin yükü de hafiflemiş oldu. Meclis’teki komisyon, ortak raporunu tekemmül ettirmek üzere. Temennimiz rapora, uzlaşının ve sürece dinamizm kazandıracak bir bakış açısının damga vurmasıdır. “Terörsüz Türkiye” hedefimiz, attığımız adımlarla terörsüz bölgeye doğru gidiyor ve inşallah her iki hedefe de suhuletle ulaşacağız.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’ye Türkiye’nin yerli elektrikli otomobili Togg’u hediye etti.

6 ŞUBAT DEPREMLERİ

İki gün sonra malum asrın felaketinin üçüncü yıl dönümü. Felaketin olduğu günden bu yana muhalefet olumsuz bir tablo sergiliyor. Son birkaç gündür deprem bölgesinde olan Özgür Özel yine aynı tutumu ortaya koydu. Üç yıl dolmadan 455 bin konut teslim ettiniz. Cuma günü de sanıyorum Osmaniye’de olacaksınız. Bu konudaki değerlendirmeleriniz nelerdir?

Anlaşılan asrın felaketinin yıl dönümü yaklaşıyor diye, deprem turistleri yine hareketlenmiş vaziyette. Gittikleri, gezdikleri yerlerde yapılanları görmezden gelmekse, en büyük maharetleri. Alemi kör, milleti sersem sanan bir muhalefet anlayışıyla karşı karşıyayız. Onlara kalsa, milletimiz hala açıktaydı. Onlara kalsa, deprem bölgesindeki insanlarımız yuvalarına kavuşmamıştı. Onlara kalsa, deprem bölgesinde derin bir insanlık dramı yaşanıyor olacaktı. Neyse ki milletimiz, yaklaşan siyasi tehlikeyi gördü ve onları kenarda tuttu. Muhalefet ilk günden itibaren “yapamazlar, bitiremezler, enkazın altında kalırlar” diyerek yaşanan felaketten rant devşirmeye kalkıştı. Yönettikleri bazı büyükşehirlerde deprem gibi büyük bir felaket yaşanmamışken, milleti bir yudum suya, temel belediyecilik hizmetlerine muhtaç edenler, yolsuzluklara, türlü çeşit hırsızlıklara kol kanat gerenler 11 ili dört başı mamur bir şekilde yeniden inşa eden bir iktidara laf söyleyebiliyor. 455 bin konut demek, sıradan bir şey değil, küçük bir ülke kurmak demektir. Bunu dünyada bizim dışımızda bu kadar kısa sürede başarabilecek ikinci bir devlet yok. Bizim yaptıklarımız gün gibi ortadadır. Bunca yıl, eser ve hizmet ürettik ve onlarla konuştuk. Muhalefetten farkımız budur. Yıllardır milletimize, ülkemizdeki muhalefet sorununu anlatamıyoruz. Alışkınız bunlara. Çünkü gerçeği göremez, hakikati söyleyemez, doğruyu duyamazlar. İnşallah Osmaniye’de bir kez daha milletimizle kucaklaşacak, onlara verdiğimiz sözleri tutmuş olmanın rahatlığıyla hasbihal edeceğiz.

“BENİM VATANDAŞIM TANKERLERİN KUYRUĞUNDA SU BEKLİYOR”

Bir Ankaralı olarak su konusundaki endişelerimizi dile getirmek isterim. Sadece ben dile getirmiyorum, Türkiye’nin de su stresi altında bir ülke olduğu vurgulanıyor. Birleşmiş Milletler’in son raporunda da dünyada su konusunda iflasa sürüklendiği, artık yağmur ve kar sularının dünya tüketimine yeterli bulunmadığı yönünde tespitler yer aldı. Sizin de bu konuda sık sık yaptığınız uyarı ve verdiğiniz mesajlar var. Acaba su yönetimiyle ilgili yeni düzenlemelere ihtiyaç var mıdır? Bu yönde adımlar atılacak mıdır? En önemlisi şehirlerde evlere yönelik suyun yönetimi yerel yönetimlerden alınabilir mi?

Öncelikle su medeniyetin, üretimin, enerjinin, kısaca yaşamın kaynağıdır. Su yönetimi konusu da tecrübe ve vizyon ister. Biz, su kaynaklarının korunması, insanımıza temiz, sağlıklı su ulaştırmanın gayreti içinde olduk. Yıllar yılı “Su akar Türk bakar” dediler. E ne oldu? Biz tam aksini yaptık. Ben, belediye başkanlığından geliyorum. Istranca Dağları’ndan biz suyu İstanbul’a getirdik. Belediyeyi kimden devralmıştık? O zaman malum CHP zihniyetinden devralmıştık. Istranca dağlarından 180 kilometre öteden suyu, biz İstanbul’a getirdiğimiz zaman, hepsi şok olmuştu. Biz, onunla da kalmadık. Aynı şekilde yine hattı Boğaz’dan, Boğaz’ın altından Anadolu yakasına geçirmek suretiyle Sakarya nehrinin suyunu da bir taraftan İstanbul’a getirdik. Devamlı takviyeler yaptık. Hep su kaynaklarının korunması ve insanımıza temiz sağlıklı su ulaştırmanın gayreti içinde olduk. Şimdi CHP’li belediyeler, ellerindeki suyu millete ulaştıramıyor. Geceleri bakıyorsun benim vatandaşım elinde bidonlarla gidiyor, tankerlerin kuyruğunda su bekliyor. Aramızdaki fark bu. Biz su zengini bir ülke değiliz. Bu nedenle sizin de söylediğiniz gibi su stresi, hatta sıkıntısı yaşayan bir ülkeyiz. Öncelikle tasarrufu önemsiyoruz ve milletimizi su tasarrufuna teşvik için sürekli projeler geliştiriyoruz. Peki ne yapmamız lazım? Belediyelerimizin su temini ile ilgili yaptığı çalışma dışında bizim bir diğer kaynağımız Devlet Su İşleri’dir. Devlet Su İşleri de bu noktada harıl harıl çalışıyor. Çünkü biz, belediyelerin su temininin dışında ayrıca Devlet Su İşleri’nin de su teminiyle inşallah bu işi yoluna koyacağız.

BELEDİYELERDE YOLSUZLUK SORUŞTURMASI

SORU: 2026 için kapsamlı bir reform yılı tanımlaması yaptınız. Belediyelerin mali yapılarından, harcama ve borçlanmadaki denetime, merkezi idare belediye ilişkilerini yeniden çerçevelemeye varıncaya kadar da başlıklardan söz ettiniz. Sorum şu: İçeriği itibarıyla bu reformlardan bize biraz örnek, biraz başlık verebilir misiniz? Özellikle son dönemde CHP’li belediyelerle ilgili yolsuzluk iddiaları bu yaraya neşter vurmak konusunda daha teşvik edici oldu mu?

CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çarkına yargımız özellikle çomak sokmuştu. Yargı şu anda bunların üzerine kararlı bir şekilde gidiyor. O süreci, bizler de milletimizle birlikte yakından takip ediyoruz. Ortaya çıkanlara baktığımızda, belediyelerin millet adına kullandıkları kaynakların denetiminde problemler yaşandığını görüyoruz. Merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki o hantal, yetki çatışmalarına neden olan yapıyı bir defa modernize etmeliyiz. Düzgün işleyen, şeffaf bir sisteme kavuşmak çok önemli. Mali disiplinin artırılması, daha etkin ve verimli hizmet üretilmesi konusu, bir gereklilik halini almıştır. Şehirlerimiz bakıyorsunuz bir partinin ya da belediye başkanının yönetiminde 50 yıl ileri giderken bir başka yönetim geldiğinde aynı kaynaklarla yönetilen belediye, çağın gerisinde kalıyor. Milletin vergileriyle oluşan bütçeler, yine milletin yoluna, suyuna, parkına harcanmalı. Milletin desteğiyle gelen belediye yönetiminin, millete hizmet etmesi şarttır. Yani, sistem öyle olmalı ki; belediye başkanı ve yönetimi mutlaka çalışmak zorunda kalsın. Hizmet odaklı verimli belediyeciliği, sistem zorunlu kılsın. Bunu yapmayanlar için de müeyyideler uygulansın, tanımlansın. Bunu sağlayacak sistemi planlamalı ve hayata geçirmeliyiz.

Etiketler
  DİĞER GÜNDEM Haberleri
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 20 15 1 4 47 14 49 +33
2 Fenerbahçe 20 13 0 7 45 17 46 +28
3 Trabzonspor 20 12 2 6 38 23 42 +15
4 Göztepe 20 11 3 6 27 12 39 +15
5 Beşiktaş 20 10 4 6 35 25 36 +10
6 Başakşehir FK 20 8 6 6 34 21 30 +13
7 Samsunspor 20 7 4 9 24 21 30 +3
8 Gaziantep FK 20 6 7 7 27 34 25 -7
9 Kocaelispor 20 6 8 6 16 21 24 -5
10 Alanyaspor 20 4 6 10 20 22 22 -2
11 Gençlerbirliği 20 6 10 4 25 28 22 -3
12 Çaykur Rizespor 20 4 8 8 24 30 20 -6
13 Antalyaspor 20 5 10 5 19 33 20 -14
14 Konyaspor 20 4 9 7 24 33 19 -9
15 Eyüpspor 20 4 10 6 16 28 18 -12
16 Kasımpaşa 20 3 10 7 15 27 16 -12
17 Kayserispor 20 2 9 9 16 41 15 -25
18 Fatih Karagümrük 20 2 15 3 17 39 9 -22
Takım O G M B A Y P AV
1 Amed SK 23 14 5 4 51 28 46 +23
2 Erzurumspor FK 23 12 2 9 43 18 45 +25
3 Esenler Erokspor 23 12 3 8 50 20 44 +30
4 Çorum FK 23 12 6 5 35 23 41 +12
5 Bodrum FK 23 11 6 6 44 20 39 +24
6 Pendikspor 23 10 4 9 34 19 39 +15
7 Bandırmaspor 23 10 7 6 31 22 36 +9
8 Boluspor 23 10 8 5 41 28 35 +13
9 Iğdır FK 23 9 7 7 30 31 34 -1
10 Keçiörengücü 23 8 6 9 43 27 33 +16
11 Van Spor FK 23 8 8 7 30 23 31 +7
12 Manisa FK 23 8 8 7 32 33 31 -1
13 İstanbulspor 23 7 6 10 31 33 31 -2
14 Sivasspor 23 7 7 9 27 23 30 +4
15 Ümraniyespor 23 8 12 3 27 31 27 -4
16 Sarıyer 23 8 12 3 23 32 27 -9
17 Serik Belediyespor 23 7 11 5 23 43 26 -20
18 Sakaryaspor 23 6 12 5 32 44 23 -12
19 Hatayspor 23 0 16 7 18 60 7 -42
20 Adana Demirspor 23 0 21 2 15 102 28 -87
Takım O G M B A Y P AV
1 Bursaspor 22 16 4 2 56 15 50 +41
2 Muş Spor Kulübü 22 14 4 4 53 23 46 +30
3 Kahramanmaraş İstiklalspor 21 14 4 3 52 14 45 +38
4 Aliağa Futbol A.Ş. 22 13 5 4 47 16 43 +31
5 Mardin 1969 Spor 21 13 4 4 44 18 43 +26
6 Isparta 32 Spor 22 11 5 6 45 24 39 +21
7 Menemen FK 22 11 5 6 41 22 39 +19
8 Güzide Gebze Spor Kulübü 22 10 4 8 35 17 38 +18
9 68 Aksaray Belediyespor 22 7 5 10 38 22 31 +16
10 1461 Trabzon FK 21 8 6 7 35 33 31 +2
11 Ankara Demirspor 22 8 9 5 27 35 29 -8
12 Arnavutköy Belediye 22 7 10 5 28 26 26 +2
13 Fethiyespor 22 6 10 6 34 31 24 +3
14 Kırklarelispor 22 5 8 9 30 29 24 +1
15 Somaspor 21 4 14 3 20 49 15 -29
16 Yeni Mersin İdman Yurdu 22 4 15 3 22 64 12 -42
17 Adanaspor 22 1 20 1 9 108 4 -99
18 Yeni Malatyaspor 22 0 20 2 8 78 43 -70
Takım O G M B A Y P AV
1 İnegöl Kafkas GK 19 11 3 5 31 16 38 +15
2 Etimesgut Spor 19 11 3 5 24 10 38 +14
3 Çorluspor 1947 19 11 4 4 35 16 37 +19
4 Bursa Yıldırımspor 19 10 3 6 24 16 36 +8
5 K.Çekmece Sinopspor 19 10 5 4 31 19 34 +12
6 Galata 19 8 6 5 26 20 29 +6
7 Yalova FK 19 7 6 6 27 21 27 +6
8 Silivrispor 19 7 7 5 25 24 26 +1
9 Bulvarspor 19 7 7 5 24 26 26 -2
10 Beykoz İshaklıspor 19 6 6 7 25 27 25 -2
11 Çankaya SK 19 5 7 7 23 21 22 +2
12 Kestel Çilekspor 19 6 10 3 17 25 21 -8
13 İnkılap FSK 19 4 6 9 14 22 21 -8
14 Bursa Nilüfer FK 19 3 11 5 14 30 14 -16
15 Polatlı 1926 Spor 19 4 13 2 11 28 14 -17
16 Edirnespor 19 2 15 2 13 43 8 -30
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 07/02/2026 Fatih Karagümrük vs Antalyaspor
 07/02/2026 Samsunspor vs Trabzonspor
 08/02/2026 Eyüpspor vs Başakşehir FK
 08/02/2026 Çaykur Rizespor vs Galatasaray
 08/02/2026 Konyaspor vs Göztepe
 08/02/2026 Beşiktaş vs Alanyaspor
 09/02/2026 Kayserispor vs Kocaelispor
 09/02/2026 Fenerbahçe vs Gençlerbirliği
 09/02/2026 Gaziantep FK vs Kasımpaşa
 09/02/2026 Fenerbahçe - Gençlerbirliği Gençlerbirliği ligde deplasmandaki son 5 maçında hiç kazanamadı  Fenerbahçe yenilmez
 09/02/2026 Gaziantep FK - Kasımpaşa Kasımpaşa ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Gaziantep FK yenilmez
 09/02/2026 Fenerbahçe - Gençlerbirliği Fenerbahçe ligdeki son 20 maçında hiç kaybetmedi  Fenerbahçe yenilmez
 09/02/2026 Gaziantep FK - Kasımpaşa Gaziantep FK ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Kasımpaşa yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 07/02/2026 Hatayspor (H:1) vs Esenler Erokspor
 07/02/2026 Sarıyer vs Sivasspor
 07/02/2026 Van Spor FK vs Çorum FK
 07/02/2026 Pendikspor vs Amed SK
 08/02/2026 Keçiörengücü vs Bandırmaspor
 08/02/2026 Serik Spor (H:1) vs Iğdır FK
 08/02/2026 Adana Demirspor vs Bodrum FK
 08/02/2026 Ümraniyespor vs İstanbulspor
 08/02/2026 Manisa FK vs Boluspor
 09/02/2026 Sakaryaspor vs Erzurumspor FK
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 08/02/2026 Batman Petrolspor vs Elazığspor
 08/02/2026 GMG Kastamonuspor vs Erbaaspor
 08/02/2026 Karaman Futbol Kulübü vs 24Erzincanspor
 08/02/2026 Altınordu vs MKE Ankaragücü
 08/02/2026 Muğlaspor vs İnegölspor
 08/02/2026 Sincan Belediye Ankaraspor vs Kepezspor FAŞ
 08/02/2026 Şanlıurfaspor vs İskenderunspor A.Ş.
 09/02/2026 Beykoz Anadolu vs Bucaspor 1928
 09/02/2026 Karacabey Belediye Spor vs Adana 01 Futbol Kulübü
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 08/02/2026 Etimesgut Spor vs Çorluspor 1947
 08/02/2026 K.Çekmece Sinopspor vs Bursa Yıldırımspor
 08/02/2026 Kestel Çilekspor vs Edirnespor
 08/02/2026 Yalova FK vs Çankaya SK
 09/02/2026 Bulvarspor vs İnegöl Kafkas GK
 09/02/2026 Bursa Nilüfer FK vs Beykoz İshaklıspor
 09/02/2026 Polatlı 1926 Spor vs İnkılap FSK
 09/02/2026 Silivrispor vs Galata
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI