Fox News'e telefonla röportaj veren Trump, İran konusundaki değerlendirmelerinde askeri seçeneklerin hâlâ masada olduğunu vurguladı.
İran'a yönelik olası operasyonlarla ilgili konuşan Trump, ülkenin kritik altyapısına ilişkin tehdit niteliğinde açıklamalarda bulundu.
Trump, "Köprülerinin çoğunu bir saatten kısa sürede ortadan kaldırabilirim. Enerji santrallerini bir gün içinde devre dışı bırakabilirim" ifadelerini kullandı.
Ancak böyle bir adımın milyonlarca insanın günlük yaşamını etkileyebileceğini belirten Trump, "Yaklaşık 91 milyon insanı elektriksiz, köprüsüz ve gerekli yaşam imkanlarından mahrum bırakacak olacağınızı göz önünde bulundurmak zorundasınız. Bu son derece hassas bir denge" dedi.
Trump, ABD'nin temel talebinin İran'ın nükleer silah geliştirmesini engellemek olduğunu söyledi.
"Benim istediğim çok basit. Nükleer silaha sahip olamazlar" diyen Trump, İran'ın bu konuda bazı noktaları kabul ettiğini ancak bunun resmi bir anlaşmaya dönüştürülmesi gerektiğini savundu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'daki Kazma Dağı bölgesindeki faaliyetlerle ilgili açıklamalarına da değinen Trump, bu bilgilerin kamuoyuna açıklanmasına tepki gösterdi.
Trump, "Netanyahu'nun bunu bana söylemesinin bir gereği yok. Buna ihtiyacım yok. Dünyanın en gelişmiş sistemlerine ve en iyi kameralarına sahibiz. Neler olduğunu zaten biliyoruz" ifadelerini kullandı.
İran'ın nükleer tesislerine yönelik daha önce gerçekleştirilen operasyonlara da atıfta bulunan Trump, anlaşma sağlanmaması durumunda yeni hedeflerin gündeme gelebileceğini söyledi.
Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere de değinen Trump, ABD'nin İran gemilerine yönelik uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Trump, "Anlaşmanın ana hatları üzerinde uzlaştığımız için ablukayı gevşetmiştik. Fakat onlar anlaşmayı ihlal edince ablukayı yeniden uygulamaya koyduk" dedi.
"Anlaşmaları ihlal ediyorlar. Buna artık izin veremeyiz" ifadelerini kullanan Trump, ABD'nin bölgedeki gücünü kullanmaya devam edeceği mesajını verdi.
Trump'ın açıklamaları, ABD-İran hattındaki gerilimin yeniden yükseldiği bir dönemde geldi. Uluslararası kamuoyu ise Washington ve Tahran arasında olası yeni müzakere sürecinin nasıl ilerleyeceğini yakından takip ediyor.
ABD yönetiminin önümüzdeki dönemde İran'a yönelik diplomatik ve askeri seçenekler konusunda nasıl bir yol izleyeceği merak konusu.