SON DAKİKA
Hava Durumu

Arkadaşlarının canını kendi canından daha çok önemsedi

Kubilay Çon. Nişan töreninden 3 ay önce şehit oldu. Ve çocukları olsun çok istiyordu. Oğluna en yakın arkadaşı Karahan’ın ismini koyacaktı.

Haber Giriş Tarihi: 09.01.2023 00:28
Haber Güncellenme Tarihi: 09.01.2023 00:28
https://www.haberindogrusu.com
Arkadaşlarının canını kendi canından daha çok önemsedi

Görevdeyken arkadaşlarının canını kendi canından önde tutuyordu uzman çavuş Kubilay Çon. Nişan töreninden 3 ay önce şehit oldu. Ve çocukları olsun çok istiyordu. Oğluna en yakın arkadaşı Karahan’ın ismini koyacaktı.

UZMAN ÇAVUŞ KUBİLAY ÇON KİMDİR?
Kubilay Çon 01.08.1998 yılında Samsun’un Havza ilçesinde doğdu. 4 kardeş olan şehidimizin babasının adı Alpay, annesinin adı Hafize’dir. İlk, Orta ve lise eğitimini Havza’da tamamlamıştır. Üniversiteyi, İstanbul üniversitesi iş sağlığı ve güvenliği bölümünü kazanmıştı ve ilk yılıydı. 

Şehidimizin nişanlısı ile yaptığımız röportajla şehidimizi daha yakından tanıyalım 

KUBİLAY’A KAVUŞAMADIM
Biz Kubilay ile 4 buçuk yıldır birlikteydik. Ortak arkadaşlarımız vardı onlar tanıştırdı bizleri. Kubilay ile evlenecektik nişan tarihimiz bile belliydi 22 Ağustos günü olacaktı nişanımız. Kubilay’ı ben 22 Nisan’da kaybettim. Maalesef ki resmi bir nişan tarihimiz olmadı. 

“ÖNEMLİ OLAN YANINDA Kİ ADAMI KORUMAK”
Kubilay çok naif, çok düşünceli, çok esprili bir insandı. Bizimle sürekli sataşırdı, birini seviyorsa onu sataşarak gösterirdi. Çok temizdi, çok planlı programlı biriydi. Benimle ilgili konularda çok ince düşünürdü. Bundan bir yıl sonrasının planını yapardı, onun meslek hayatı beni nasıl etkileyecek onu düşünürdü. Kimseye benzemiyordu çok farklıydı Kubilay hiç kirli bir düşüncesi yoktu; bana karşı, ailesine, arkadaşlarına, sevdiklerine karşı kötü bir kelimesi yoktu. Arkadaşları ile bağı çok farklıydı, izine geldiğinde “orayı özledim” derdi bana. Ben “zaten hep ordasın niye orayı özlüyorsun” dediğimde ise “orası benim evim” derdi. Bana her zaman “önemli olan yanındaki adamı korumak, yanındaki adam ölürse, sen yaşasam neye yarar” derdi. Çok korkardı onlardan birine bir şey olacak diye. Öyle bir insandı Kubilay...

KUBİLAY NASIL ŞEHİT OLDU?
Nisan ayında operasyon için Kuzey Irak’a gittiler. 22 nisan günü sabah saatlerinde araziye indikleri sırada taciz ateşi sonucu açılan ilk ateşte Kubilay’ım şehit edilmişti.

“BENİ ÇOK ÖZLE”
22 nisanın gecesinde Kubilay mesaj atmış bana, “Beni çok özle ben seni çok özledim seni seviyorum” yazmış, sabahta günaydın mesajımı atmıştı. Ben cevap verdiğimde telefonu çekiyordu çok sevinmiştim telefonu çekiyor diye o dönem tek tik olurdu hep mesajım.  Zaman geçtikçe benim içimde kötü bir his olmaya başladı. Çünkü hiç habersiz bırakmazdı beni, kimseye yazamadım arayamadım sadece bekledim: Kubilay’ın hesabına sürekli bildirim gelmeye başladı takip istekleri vs girip bakmadım. Bir süre sonra çocukluk arkadaşı beni aradı diğer arkadaşlarının numarasını istedi sordum, “bir şey yok, Kubilay iyi” dedi bana. Yanındaki arkadaşlarına yazdım cevap vermedi kimse. Ben de “GATA’ya gideceğim” diye düşündüm “yaralıdır” dedim hep kendi kendime. “Yeri iyi tehlikesi yok” diye saatlerce sayıkladım.  Bir süre sonra arkadaşı tekrar aradığında “başımız sağ olsun” dedi.

BİR GÜN O TABUTLARDAN BİRİNDE BENDE OLACAĞIM!
Son zamanlarda Kubilay çok farklıydı bir ağırlık vardı, üzerinde halsizlik gibi. Zaten çok olgundu ama daha da bir olgunluk vardı üzerinde. İlk önce ben, “bu sefer gelemeyeceksin gibi hissediyorum” demiştim. O da “hep sana geldim yine sana geleceğim” demişti.  Bir gün tugaya tabutlar gelmişti. Kubilay “ bana nasip olacak Büşra” dedi. Ben de “yakıştırma kendini” dedim istemedim öyle hissetmesini. Bunun dışında çiçek almamak için çok direnirdi. Beni sinir etmek için bende “mezarıma getirirsin artık” demiştim. Kubilay da “sen getirecek gibisin “demişti. Kubilay da ben de hissetmiştik bana da onsuz ne yapmam gerektiğini söyleyip gitti.

ASKERLİKTE Kİ GÖREVİ NEYDİ?
Komando kolunda sıhhiye uzman çavuştu. Mesleğinde 2. yılıydı 2019  yılında Uzmanlık eğitimini almaya başladı, 2020 yılında birliği Hakkâri Yüksekova’ya uğurlamıştık.

BABA OLMAK İSTİYORUM!
Hayali, hayalleri ve hayallerimiz vardı. Baba olmak çok istiyordu Kubilay en büyük hayali buydu sürekli dilindeydi, Bir oğlu olsaydı silah arkadaşının adını verecekti. Oğlumuz olsaydı Karahan kızımız olsaydı Arya olacaktı ismi. Hepsinin planını yapmıştı, izinlerde bebek kıyafetleri alırdık. Şimdi hepsi benimle birlikte hayallerimizde kaldı. Bir de meslek hayatı bir gün son bulursa iş yeri açmak çok istiyordu.

SÜREÇ NASIL GEÇİYOR
Bazen “iyisin Büşra hadi kalk” diyorum kızdırma Kubilay’ı, ama olmuyor. İnsanlara toparlandığımı gösteriyorum bunu yapmak zorundaymışım hissi veriyor herkes bana ama toparlanamıyorum. Gururu çok başka evet biliyorum. Hamdolsun sevdiğimin mertebesi  çok güzel, o hakkettiği yerde ama acısı çok başka. Dualar ilaç oluyor. Edilen, ettiğim dualar beni dik tutuyor ve rüyalar, rüyalar beni ayakta tuttu. Biraz olsun gücüm varsa bunun sebebi dualar ve rüyalar...

BEN ÖLMEDİM ŞEHİT OLDUM!
Kubilay’ın köyündeydik. rüyamda evdeydim ben. Kubilay yanıma geldi “sen ölmedin mi Kubilay nasıl geldin” dedim. “Ben ölmedim şehit oldum Büşra” dedi kızdı bana sonra “kıyafetlerim gelmiş gel üzerimi değiştirmem lazım”dedi. O gün de kıyafetleri gerçekten gelmiş eve benim haberim yoktu. Odaya yöneldim ama o dışarıya çıkıyordu. “Benim evim burası değil gel” dedi beni kabrine götürdü. Birden o toprağın üstünde küçük bir kapı oldu elimi tuttu Kubilay ile  aşağı doğru indik. Çok karanlıktı, dizlerimde bir şeyler hissediyordum yürüdükçe. “Işığı açsana Kubilay ışık yok mu” dedim “sabret” dedi. Sonra aydınlandı her yer dizlerime kadar her yerde beyaz papatyalar vardı. Beni hep “papatyam” diye severdi, “papatyasız duramaz” derdim. Çoktan evini donatmıştı papatyalarla...

SABRET BİR GÜN KAVUŞURUZ
Biz hep ayrı kaldık hep mesafemiz oldu her görüşmemiz o kadar özeldi ki dolu dolu geçirirdik. Son görüşmemizde yine her zaman olduğu gibi her şey çok güzeldi. Gideceği gün vedalaşırken alnımdan öptü “benim dünyam bu kadar işte Büşra’m” dedi, “sağ salim gel” dedim, “ben hep sana gelirim seni de beklerim” dedi. “İki cihan içinde birbirine ait iki beden bizimkisi yeter ki sabredelim kavuşuruz” dedi.

ASKERLİK BAŞVURUSU YAPTIĞINDA TEPKİNİZ NE OLDU?
Kubilay vatansever ve Atatürk aşığı bir insandı kaderi bu yoldaydı her haliyle belli ederdi bunu. Ben bu meslekte olmasına her zaman saygı duydum çünkü çok mutluydu. Ailesi destekçiydi Kubilay’a sadece annem ilk kazandığını öğrendiğinde üzülmüş “nasıl olur?” diye ama sonrasında oğlunun sevincine ortak oldu. 

EN BÜYÜK İMTİHANIM
Benim en büyük imtihanım Kubilay’ımdan oldu. Eşim bildim eşi bildi beni. Hamdolsun en güzel yere kaldı kavuşmamız. İki kişilik yaşadığım bu dünyada eşimi anarak yaşayacağım ve öleceğim. Kubilay Çon ölümsüz oldu, Kubilay Büşra Çon sevdasını da ben ölümsüz kılacağım...

Tuba Ergin
tubaergin08@gmail.com

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.