SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Muhalefetin Hangisi daha Tehlikeli?

Yazının Giriş Tarihi: 08.06.2022 00:40
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.06.2022 12:40

Türk siyasetinin en önemli problemlerinin başında gelir, muhalefet. Muhalefet dedimse, yalnızca iktidar partisinin karşında yer alan siyasi partileri kastetmiyorum. Onların görevi muhalefet etmektir, etmemesi anormal bir durumu gösterir. Üstelik, ülke gerçekleri doğrultusunda muhalefet etmeleri, demokratik işleyişin sağlıklı yürümesi için olmazsa olmazlardandır. Ancak, siyasal muhalefeti bir kenara bırakarak, benim bu yazıda söz konusu edeceğim bir başka muhalefetten, belki de tehlikeli olanından bahsedeceğim.

İktidar partisine muhalefet etmenin değişik sebepleri olabilir. Ana hatlarıyla; 1-Dini sebepler, 2-Çıkar kaygısı, 3-Dış vesayetin tazyikleri ile muhalefet etmek. İlk iki muhalefet türünün bir araya gelerek, muhalefet etme biçiminde tecessüm etmesi, üzerinde düşünülmesi gereken asıl konu olsa gerek. İşte tehlikeli dediğim de muhalefetin bu türüdür. Özellikle, çıkarları geri planda gizleyerek dini sebeplerin ön plana çıkartılması, daha yıpratıcı olabiliyor. Önceleri, bizim mahallenin çocukları diyerek övündüğümüz ve inandığı davayı, idealleri önceleyen tiplerin, çok bedeller ödedik şimdi ise nemalanma zamanıdır diyerek, bu ana kadar savunduğu değerleri, çıkarlarına kurban etmesi, esasında en tehlikeli muhalefet olarak önümüzde durmaktadır. Çalışıp çabalamayı, iş gücünün imkanlarını kullanmayı kastetmiyorum, bunlar anlaşılabilir. Siyaseti ve siyaset kurumunu, toplumun iyi yönde değiştirilmesi ve dönüştürülmesi, dini, tarihi ve kültürel değerlerin toplumda karşılık bulmasını sağlamaya yönelik verilen mücadeleden sonra; asıl mesele, eline imkân geçtikten sonra, geçmişi geride bırakarak verilen mücadeleyi çıkarlara tahvil etmenin hangi haklı gerekçeleri olabilir.  

Bu menfaat guruplarının içinde; bir taraftan dava adamı kesilip geri planda da malı götürmeye devam eden fakat bizim mahallenin çocuğu olduğunu da her defasında çevresine duyurmaktan imtina etmeyen öyle tipler var ki, bunlar diğerlerinden daha tehlikelidir. Çünkü onların vuracakları darbelere önlem almak mümkün olmayabilir.  

Ak Parti’nin, özellikle ilk yıllarında devletin çeşitli kademelerinde, genel müdür, daire başkanı, müdür ve müdür yardımcısı olmuş, bu görevlerinden ayrıldıktan sonra, hiçbir niteliği olmadığı halde sırf muhalefet etmek için gazete köşelerine kapağı atmış bürokrat artıklarının, televizyon ekranlarında ha bire siyasal iktidara ateş etmesi, muhalefetin bir çeşidi ancak en ilkesiz olanıdır.

Aynı şekilde bir veya iki dönem milletvekili olarak meclise girmiş, ancak sonra da sen biraz dinlen denilen sözüm ona siyasi figürler, tekrar milletvekili yapılmayınca, daha dün sokak sokak gezerek erdemlerinden bahsettiği partiye muhalefet etmek için, kendisini meclise taşıyan iktidar partisine ateş etmek için müsait sığınak arayıp duruyorlar. Muhalefetin bu türü, diğerinden daha az tehlikesiz ya da ilkeli olduğunu söylemek zor. Bu tipler bir süre siyasetin içinde yer aldıkları için, sanki ilkenin bütün gerçeklerini yeni keşfetmişler gibi hemen her alanda ahkam kesmeye, siyasal iktidara vurmaya devam ediyorlar.

 Muhalif olandan, muhalifliğini yaparken ülke gerçeklerinden hareketle muhalefet yapması beklenir. Ancak bugün muhalefet etme adına meydan yerine çıkan tiplerin sırtını dayadığı argümanların, ikna edici olmaktan ne kadar uzak olduğunu söylemeye bile gerek yoktur. Mahalle değiştiren bu tiplerin, intisap ettikleri yeni mahallede, kimlerin kayığına bindiklerini bilmeyen yoktur. Seksenleri, doksanları, 28 Şubatları unutmak, insanların ne kadar savrulduğunu görmek oldukça acı veriyor insana.  

Hep derler ya bu ülkenin büyük sorunu, iktidar değil muhalefettir. Oysa muhalefet emperyal güçlerin, vaatleri doğrultusunda hareket yerine kendi ülkesinin gerçeklerini göz önünde bulundurarak muhalefet yapması beklenir. Muhalefetten kastım, yalnızca siyasi muhalefet değil, baştan beri vurgulamak istediğim, bir süre önce iktidarın nimetlerinden faydalanan, sonra da toplumda akil insan rolüne soyunanlar, arkasından sosyolojik kanaat önderi rolüyle toplumsal muhalefet yapmaya kalkan bu tiplerden söz ediyorum. Bu tiplerin iyi analiz edilmesi şarttır.

Türkiye seçim sathı mailine girdi. Siyasetin vitrininde yer alacakları ince eleyip sık dokumak da iktidar partisinin yetkililerine düştüğünü söylemeye bile gerek yoktur.