Behtiye KAYA
Dün gece yine milli bir hüsran daha yaşadık.
Bursa’da kötü bir skorla kaybettiğimiz İtalya’ya bu kez 3-1 yenildik.
Böylece A Milli Futbol Takımımız, UEFA Uluslar A Ligi’nde çıktığı 4 maçın 4’ünü de yitirdi.
Maçlar kazanılır, kaybedilir ama sahada sergilediğiniz oyun, futbol karakterinizdir önemli olan.
Geride kalan 4 maçta adeta milli maç izlemekten soğuduk.
Gelen vurdu giren vurdu.
Millet olarak haftalardır aynı soruyu soruyoruz: Santraforsuz Milli Takım olur mu?
Montella’nın ısrar ettiği "sahte 9" sistemi, bizi gol yollarında tamamen çaresiz bıraktı.
Gol atamayan, ceza sahasında çoğalamayan ve rakip savunmalar arasında ezilen bir takım izledik ve millet olarak kahrolduk.
Montella’nın Bursaspor’un unutulmaz isimlerinden Mesut Ünal’ın oğlu Enes Ünal’ı bu tablo içinde milli takıma “fiziksel parametreleri yetersiz" diyerek çağırmaması ise akıl alır gibi değil.
İspanya La Liga’da, dünyanın en zorlu defanslarına karşı her hafta korakor mücadele eden, fizik kalitesiyle ve yırtıcılığıyla tam aradığımız ilaç olan Enes Ünal yetersiz görülüyor ve milli takım forvetsiz maçlara çıkıyor.
Gerçekten sözün bittiği yer.
Sonuç olarak milli maç serisini hezimet üstüne hezimetle kapadık.
Şimdi bütün gözler Türkiye Futbol Federasyonu’nda ve teknik patron Montella’nın üzerine çevrildi.
Bakalım son iki maç öncesinde neler yaşanacak?