SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Doktorlar gidiyor

Yazının Giriş Tarihi: 15.03.2022 02:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.03.2022 02:30

2003 yılında hayata geçirilen sağlıkta dönüşüm programını bir türlü kabul etmeyen TTB ve bağlı yapılanmalar hekimleri diken üzerinde tutmak için her zaman büyük çaba harcadı harcamaya da devam ediyor.

Hekimlerin daha iyi çalışma ve yaşam talepleri haksızlık mı?

Asla tüm meslek grupları ve tüm insanlık gibi hekimlerin de daha iyisini talep etmeleri analarının ak sütü kadar helaldir.

Peki, bu hak talebi için kullanılan yöntem ve dil ne kadar doğru?

Buraya girmeden önce çuvaldızı önce siyasete batırmalıyım.

Kamunun çok yakından takip etmediği yahut ilgi alanına girmeyen birkaç detayı hatırlatmak isterim.

Çok geriye gitmeden 2022 yılına girmemizden hemen önce hekimlere yapılacağı duyurulan iyileştirmeler geri çekildi ya da beklemeye alındı.

Bunun sebebi de Sayın Bakan tarafından net bir şekilde anlatılmadı.

Hekimlerde ciddi bir beklenti oluşmuştu ve bu iptal bir kırılmaya yol açtı.

Hekimlerin çalışma ortamları ve ücretlendirilmeleri konusunda hala devam eden ciddi bir uçurum var.

Pandemi döneminde ve özellikle de devlet ve üniversite hastaneleri arasında, asıl yükü sırtlanan asistan hekimlerle hocalar arasında gelir bakımından uçurum oluştu.

Buraya çok yakından bildiğim rakamları koymak istemiyorum.

Yalnızca net anlaşılsın diye bir örnek vereyim: bütün gün yoğun bakımda hasta takip eden asistan hekim bir birim ücret alırken onun hocası yirmi beş birim ücret aldı diyeyim.

Sadece bu da değil devletin pandemi ile mücadele eden hekimlere verdiği üst sınırdan ödeme yapılması talimatında hastane başhekimleri yetkilendirildi.

Devamında hiç hastaneye uğramayan torpilli hocalar üst sınırdan ödeme alırken aktif çalışan ekipler dışarda tutuldu.

Bu tüm ülke genelinde tastamam böyle oldu demiyorum.

Ben bizzat gözlemlediğim bir ilde olanları anlatıyorum.

Sağlık Bakanlığının bu ücretlendirme olayında sınıfta kaldığını düşünüyorum.

İl sağlık müdürlüklerinin de aynı şekilde.

Bilgilendirme ve denetleme konusunda tabandan tavana olan silsilede bir eksiklik var.

Ben bu yazıyı kaleme alırken iyileştirme paketinin hayata geçirileceği canlı yayında Sayın Cumhurbaşkanı tarafından dile getirildi.

Gelelim meslek örgütü TTB ve onun bileşenlerinin hekimler adına hak talep ediyormuş gibi yaptıkları eylem ve söylemlere.

Dünyanın hiçbir ülkesinde bir meslek örgütü illegal yapıların maşası olamaz.

Olursa da cezasız kalmaz.

Maalesef ülkemizde durum tam olarak budur.

Marjinal sol örgütler ve PKK ile çok yakın ilişki içinde olan Türk hekimlerinin çatı örgütü TTB maalesef zıvanadan çıkmış durumdadır.

Maalesef TTB gün geçtikçe marjinal sol örgüt tavrından PKK’nın şehir yapılanması tavrını benimsemiştir.

Bu pervasızlık izaha muhtaçtır.

TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı ve TTB konsey üyelerinin geçmişleri çok sayıda terörle bağlantılı söylem ve eylemlerle doludur.

Ermeniler için sözde soykırımı tanımaktan tutun, Çukur ve hendek teröründe tavırlarını teröristlerden yana koymuşlardır.

Şebnem Korur Fincancı aynı zamanda 15 Temmuz Darbe girişiminden sonra FETÖ’yü aklamaya kalkan bir isimdir.

Bu ekibin söylem ve eylemlerini sıradan bir vatandaş yapsa başına neler gelirdi?

Yargıda korunduklarına dair haklı bir şüphe oluşuyor.

İşte bu TTB’nin bir de medya yüzleri var.

Daha doğrusu şöhretleri, fenomenleri var.

Bunlar güya hekimlerin haklılıklarını savunuyor.

Yahu servet değerindeki ayakkabı ve çantalarla, rotary üyeliklerinizle o üsttenci tavrınızla acayip iticisiniz.

Yazdıkça uzar bu konu.