SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

EVLAT NÖBETİ

Yazının Giriş Tarihi: 12.11.2020 09:25

İlkokuldayken okuduğum bir öykü her detayı ile aklıma kazınmış. 

Çok zengin bir ailenin hanımı yanlarında çalıştırdıkları kapıcıya bir paket verir ve ‘’bunu okula götür, okulun en güzel erkek çocuğuna ver’’ der.

Kapıcı denileni yapar. Okul dönüşü hanımın oğlu eve gelir ‘’anneciğim açlıktan öldüm bugün bana yemek gönderecektin neden göndermedin’’ der. Bunun üzerine hanım kapıcıyı çağırır ‘’Sana verdiğim paketi okula götürmedin mi’’ diye sorar. Kapıcı ‘’Götürdüm hanımım tam da dediğinizi yaptım okulun en güzel erkek çocuğuna verdim’’ Hanım; ‘’ Ama oğlum paketi almamış aç kalmış ‘’ deyince kapıcı; ‘’Hanımım siz bana okulun en güzel erkek çocuğu dediniz ben de baktım okulun en güzel erkek çocuğu benim oğlumdan başkası değildi’’…

 Ah o ana/baba yüreği!  O yüreğin içinde acıları, sevinçleri, kırgınlıkları, umutları katmerlenirken bir tek evlada yufkadır.

Ana yüreği evladının hep iyi, güzel, sağlıklı olmasını diler.

Evlat yanında da olsa, uzak olsa da iyi olsun, sağ olsun ister.

Bir de kırk yıldan uzun bir süredir doğu ve güneydoğu da kalleş bir terör örgütünün her türlü zulmüne maruz kalan ANALAR var.

O anaların yüreğine yüklenen acılarla taş olsa çatlar.

Her ailenin en sıradan işlerini sürekli eli yüreğinde yapan analar, babalar onlar. 

Daha ergenlik çağına gelmemiş kızlarını, oğullarını terör baronlarına yem etmek için dağa kaçıran katil ve kalleş bir yapının gölgesi üzerlerinde.

Bir ana düşünün bir evladı askerde şehit olurken diğeri terör eylemi yaparken öldürülmüş…

Bir ana düşünün 14, 15 yaşında kızınızı /kızlarınızı iğrenç bir terörist en kirli emelleri için suiistimal ediyor. 

Taş olsa çatlar!

Vallahi taş çatladı da ne terör baronları ne onlara eleman sağlayan siyasi kolu HDP ne de onlara örtülü destek veren ülke içindeki ve dışındaki destekçilerinin kılı kıpırdamadı.  

 Sonunda anaların sabrı taştı.

Analar korku duvarını aştı.

Analar EVLAT NÖBETİ’inde…

Hacire Akar 22 ağustos 2019 da Diyarbakır HDP İl binası önünde oturma eylemi başlattı. Hacire ana evladının HDP tarafından dağa kaçırıldığını, oğlunu almadan oradan ayrılmayacağını söylüyordu.

Hacire ananın kararlı mücadelesi, 24 Ağustos 2019 da evladına kavuşmasıyla mutlu sona ulaştı.  Evlatları terör örgütüne eleman sağlamak için kaçırılan, kandırılan analardan sadece biriydi HACİRE AKAR.

Onun cesur tavrı binlerce anaya umut verdi.

Aslında bölgede HDP’yi evlatlarını dağa kaçırmakla suçlayan ilk ana Hacire Akar değildi, daha önce de Diyarbakır Belediye Binası önünde aileler oturma eylemi yapmıştı.

Hatırlayalım 20 Mayıs 2014 yılında evlatları dağa kaçırılan aileler belediye binası önünde oturma eylemi yaptıklarında dönemin HDP’li Diyarbakır Belediye Başkanı ve çalışanları tarafından o ailelere hakaret edilmiş, çadırları yırtılmış, aileler dönemin HDP eş başkanı Selahattin Demirtaş tarafından devletten para almakla, ajanlıkla suçlanmışlardı.

Maalesef o aileler HDP ve Kandilin baskı ve tehditlerine, belediyenin fiziksel engellemelerine daha fazla direnemediler ama yaptıkları çok yürekli eylem analara ilham oldu, umut oldu.

Bir ananın evladını yanında istemek, dünyanın en haklı en masum isteği. 

Diyarbakır HDP il binası önünde evlat nöbeti 436 gününü doldurdu.

Dile kolay 436 gün.

Evladım gelsin diyen aile sayısı 171 oldu.

Nöbet başladıktan sonra nöbete katılanlardan 20 ailenin çocuğu ailesine döndü, nöbete katılan ailelerden ilhamla 193 kişi de devlete teslim oldu.

Anaların haklı nöbeti meyvelerini veriyor.

Evlat nöbetini başladığı andan itibaren takip eden ve gönülden destekleyen biriyim.

Süreci mümkün olan her mecradan takip etmeye çalışıyorum. Haliyle anlı şanlı STK’lar meslek örgütleri, kadın siyasetçiler, feminizme iman eden kadın dernekleri Evlat Nöbetindeki aileler için nasıl reaksiyon vermişler ne yapmışlar onları da takip ediyorum. 

Kendi meslek örgütüm TTB den başlayayım…

Bir tek dişe dokunur açıklama yok.

Devlet ne zaman vatandaşını korumak için teröre karşı sınır içinde ve sınır dışında bir faaliyet gösterse ortalığı ayağa kaldıran ‘’savaş bir halk sağlığı sorunudur ‘’ sloganları atan TTB, o ailelerin evlatlarına kavuşma isteğini umursamamış. 

Anneler 436 gündür evlat nöbetinde iken hekimlik dışında her konuya burnunu sokan TTB, açlık grevindeki terör örgütü üyelerini savunmuş, terörle ilintili faaliyetlerden dolayı açığa alınan belediyelere kayyum atanmasına karşı çıkmış en sonunda da ‘’Örgüt elebaşına özgürlük isteyen bir platformun üyesini’’  TTB başkanı yapmış ama evladımı teröre yem etmek istemiyorum diyen aileleri görmemiş.

Anaların feryatlarına kulak tıkamış, evlatlarına kavuşmak için verdikleri onurlu direnişi yok saymış, gerçeği perdelemek için ise her defasına terör örgütü propagandası yapmaktan geri durmamış…

Yazıp söylenecek çok şey var ama biz devam edelim. 

İstanbul CHP il başkanı Canan Kaftancıoğlu hem kadın, hem anne, hem hekim. 

Evlat nöbetindeki anneler için bu özelliklerinden hiçbirinin vicdanı dile gelmemiş.

Beklentimiz mi var?..

Elbette yok!

Ancak kadınlar üzerine cümleler kurmayı seven bir siyasetçi, teröre karşı direnen annelerin yanında neden durmaz?

İlla duracak mı?

Hayır!

 Anaların Evlat Nöbeti devam ederken İstanbul belediye başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’nun 2019 Eylülünde Diyarbakır gezisinde HDP’li belediye ve siyasileri ziyaret edip kayyum atamalarına karşı HDP’ye açık desteğini deklare ettiğine de şahit olduk. 

Sanırım Canan Kaftancıoğlu’nun terörist Sakine Cansız için ağıdı da, Ekrem İmamoğlu’nun evlat nöbetindeki anaların yüreklerine basarak yaptığı o ziyaret de benim gibi birçok kişinin hafızasına kazınmıştır, en fazla da Diyarbakır analarının…

Peki, her olayda ortalığı ayağa kaldıran feminist kadın derneklerinden evladını isteyen analara bir destek eylemini gördünüz mü?

Ben görmedim.

Her şiddet vakasının faturasını ülke yönetimine kesen bu renkli dernekler nöbetteki anneleri kadından, dağa kaçırılan çocukları da evlattan saymamışlar. 

Anaların başörtüleri, beyaz değil de renkli mi olmalıydı?

Sarı, kırmızı, yeşil dışında renk göremiyorlar mı?

Pazardan aldıkları domates çürük çıkınca bile ‘’erkek egemen toplum, hükümet istifa’’ diyen bu öfkeli hanımlar, kızlar, teyzeler 436 gündür evlat nöbetindeki analara karşı ölü taklidi yapmaya devam ediyor. 

En son İzmir’de meydana gelen depremde bağıra bağıra meydandaydılar.

Millet can derdiyken nikâhsızlara çadır vermiyor AFAD yalanıyla mikserlik yaptıklarına bizzat şahit olduk.

Peki, insan hakları ve uluslararası af örgütüyle beraber çalışan sözde insan hakları savunucuları onlar niye suskun dersiniz?

Bu aileler insan değil mi?

Bu evlatları terör baronlarının kollarına atan siyasi parti için bir çift sözünüz neden yok?  İnsan hakları, eşitlik, adalet, özgürlük sloganları atarken kast ettiğiniz yalnızca illegal oluşumlara özgürlük olmasın?

Evet, eylemleriniz söylemlerinizi yalanlıyor!

Diyarbakır HDP İl Binası önünde EVLAT NÖBETİ devam ediyor.

Onları haber bile yapmayan bir medya kesimine, onları satılmışlıkla suçlayan alçak siyasetçiye, onları yok farzeden bir grup STK’ya rağmen…

DİLEĞİMİZ VE DUAMIZ AİLELERİN EVLATLARINA KAVUŞMASI TERÖRÜN SONA ERMESİDİR.