Elif SÖZER
  05-12-2024 00:34:00

Yuva

İnsanın mağaradan beklentisi ile saraydan beklentisinde primitif bir özdeşlik vardır: Barınmak. Barınmak sadece insanın değil tüm canlılığın en temel ihtiyaçlarından biridir. Fakat mesele sadece barınmak mıdır? Başımızı sokacak evlerin ruhumuzu sarmalayacak yuva anlamını taşımaması yani biyolojik ve fiziksel ihtiyaçlarımızı giderdiğimiz barınaklar olması ruhsal ve bilişsel bir varoluş için yeteli midir!?

Modern yaşam kalıplarının baskıladığı ihtiyaçlar, ihtiraslar bir tür uyuşturucu gibidir ve bireyi “bağımlılıkların” kölesi yaparken “bağlılık” duygusunu bertaraf eder. Varoluş anlamından bihaber, kendi hakikatini görme hayretinden uzak insan, eşyanın hakikatini de göremez ve bu bağlamda “yapmacık” anlamındaki yapay mimari tam organik insanı modifiye ederek yapay insan modelini oluşturur.

Mimar olsun ya da olmasın her birey kendi yaşam alanına estetik algısı ve ihtiyaçları doğrultusunda birtakım dokunuşlar yapmayı arzular. Bu bağlamda mekân tasarımlarında mekânla birey arasındaki sinerjiyi oluşturabilmek son derece önemlidir. Duvardaki tablo bizden bir parçayı yansıtmıyorsa eserin değeri sadece paha anlamı ihtiva eder; cebimize dokunmuştur ama kalbimize dokunmamıştır. Koleksiyonumuza kattığınız kouros, zihnimizde güç, dinamizm gibi çağrışımlar yapıyorsa heykelin önünden geçerken sırtımız farkında olmadan dikleşir. Saksıdaki çiçekler tazelenme ve “yaşama yeniden başlayabilme” gücü verir bize. Eğer yaşadığımız mekân fiziksel, biyolojik ihtiyaçlarımızın yanı sıra ruhumuzun, zihnimizin ihtiyacını da karşılıyorsa o alan boşluk vasfından çıkıp "var olunan yer" anlamına gelen “mekân”a dönüşür.

Böyle olunca beyinde ne mi olur? Kortizolün tetiklediği stres düşer, serotoninin verdiği mutluluk ve huzur kalbimizi ferahlatır, oksitosinin sahneyi almasıyla güven, bağlılık, empati gibi birçoğunun kaybettiği hisler ruhumuzu sarmalar. Hal böyle olunca dopamin de haz odaklı olmaktan sıyrılıp yaşama dair motivasyonu arttırır.

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI