Elif SÖZER
Hocam bi sorum olcaktı!
Şimcik hocam bilim insanları diyo ki evrenin %68,3’ü karanlık enerji ve %26,8’i karanlık maddeden oluşuyo. Geri kalan %4,9’luk bölümü ise madde yani şu yaşadığımız, gördüğümüz evren oluşturuyo. Yani ağaçlar, insanlar, kitaplar, yıldızlar, gezegenler, hayvanlar, insanlar vs. evrenin yüzde beşi bile etmiyo hocam yaaa! Ay valla gircem depresyona kalcam oralarda.
Bi de hocam, bu karanlık enerji gitgide artıyomuş, yani evren genişliyomuş. Bu da yetmezmiş gibi entropi denilen bi sistemle de evrenin düzensizliği de artıyomuş. Hocam valla! Emrihak vâki olmadan gitçez galiba kara deliğe diye korkuyom.
Bi de hocam şöyle bi durum var. İnsanın zihninde bilinçdışı denen bi numara var ya! Hani ne kadar travma, şiddet, kaza, iftira, acı, utanç vs. açığa çıkmayan duygu varsa hepsini bilincimizin dışına atıyomuşuz. Onlar da bilincimizin üstüne çıkmak için fırsat kolluyomuş.
Hocam şimcik soruma geliyomm! İlk canlıdan bu yana bilinçdışına atılan bi sürü olumsuz duygu, dürtü ne varsa bunların karanlık enerjiylen bi ilgisi olabilir mi acaba? Yani hocam açık açık soruyom; canlılığın bilinçdışı eşittir evrenin karanlık enerjisi olabilir mi? Eğer öyle ise bilinçdışımızda saklı olanları bilincimize çıkarırsak acaba evrenin genişlemesini ve “bummm” diye patlamasını önleyebilir miyiz?
Yani hocam, bence evren diyo ki “ay şiştim valla! Habire dert habire problem, nedir yaa! Alıp başımı gitçem kara deliğe.”
Tamam evren haklı ama bize de yazık hocam ya! Habire DM'den sesli mesaj gönderiyom evrene. İçi nasıl daraldıysa mesajlara da bakmıyo mübarek ya da mesaj kutusu doldu, spama düşüyo mesajlar.
Hocam diyom ki; evreni size terapiye getirsek, bi boşaltsa bilinçdışındaki karanlık enerjiyi; ferahlasa da topyekûn biz de rahatlasak. Hııı! Ne dersiniz?