Elif SÖZER
İnsan kaç kez doğar bir ömürde?
Kaç kez ölür, kimse fark etmeden?
Kaç kez ayrılır kendinden, bulmak için benliğini?
Ömür dediğimiz geçmişten geleceğe mi akar yoksa gelecekten mi gelir kaderin izleri?
Takvimden eksilen yıllar mıdır yoksa içimizde mi çoğalır hayatların hikâyesi?
İlk kez düşen, ilk kez aşık olan, ilk kez incinen, bazen dünyaya sığamayan, bazen küçücük bir anın sonsuzluğuna sığınan bütün hâlleri…
Hepsi insanın kendisi
Ama aynı anda hiçbiri.
Ve belki en çok, henüz kim olacağını bilmediği anda var olur gerçeği,
Kabul ile umut arasında bitimsiz bir oluşta; anısıyla hayali arasında, tek bir nefes üflenişi.
Bir anımız, doğduğumuz günün ilk ışığında.
Bir anımız, henüz yaşamadığım günün kıyısında.
Varlığımız bütün zamanların birbirine değdiği o tarifsiz anda, hâlâ oluşmakta.