Elif SÖZER
Doğa her zaman insana huzur vermez; bazen de kadim bir öğretmen gibi ruhu da bedeni de eğitir.
Yağmuruyla, yokuşuyla, rüzgârıyla, çamuruyla…
Düşürür, kaldırır.
Zorlar, esnetir.
Bazen de “Buradan nasıl çıkacağım?” dediğin yerde, fark etmeden sana kendi gücünü gösterir.
Psikolojide buna rezilyans deniliyor: Zorluklar, stres ve travmalar karşısında ayakta kalabilme; düştüğün yerden yeniden kalkabilme, hatta bazen kırıldığın yerden başka türlü filizlenebilme gücü.
Karadeniz’de ise bunun biraz daha yerel bir adı var: İnat yani azim.
Ailenin Yeni Üyesi Türkiye belgeselinde Reşat Strik, Karadenizli genç bir kadına buradaki kadınların neden bu kadar güçlü ve enerjik olduğunu soruyor. Bal, kaymak, lahana derken konu Karadeniz kadınının güçlü karakterine geliyor.
Genç kadının cevabı net: “Umudunun bittiği yerde inadı başlar.”
Yine Karadeniz kadınının ifadesiyle “Çok kirildum budandum, ikilmadum ayaktayim.”
Bence bundan daha iyi bir rezilyans tanımı zor bulunur.
Çünkü düşünsenize…
Dik yamaçta çay topluyorsunuz.
Yağmur yukarıdan değil, Karadeniz usulü her yönden yağıyor.
Sırtınızda neredeyse sizden büyük bir çay çuvalı…
Ayağınızın altında taş mı var, çamur mu var, yılan mı akrep mi geçiyor, artık ayrıntıya girmiyorsunuz, engebeli arazide o çay çuvalını sırtınızda taşıyorsunuz.
Sonra biri çıkıp size hayatın zor olduğunu söylüyor.
Karadeniz kadını muhtemelen dönüp şöyle bakıyor: “Eeee? So what yani!"
Belki mesele doğaya söz geçirmek değil; onunla yaşamayı öğrenirken kendi sınırlarını da genişletmek.
Çünkü doğa yalnızca dinlendirmez.
Bazen bedenimize alarm verir, bazen dikkatimizi ihtiyacımız olan şeye çeker, bazen de unuttuğumuz bir gücü yeniden hatırlatır.
Ve insan, gücünü kaybettiğini düşündüğü zamanlarda toprağa, ağaca, suya, rüzgâra biraz daha yaklaştığında belki de yalnız doğaya değil, kendine de yeniden yaklaşır.
Nietzsche’nin o meşhur sözünde olduğu gibi: “Neden”ini bilen insan birçok “nasıl”a dayanır.
Dolayısıyla şuracığa yeni bir kavram bırakıyorum: HEPİMİZ KARADENİZİLYANS.:)
Yorgunluğumuzu alan içimizi ferahlatan çayların arkasındaki emeğe saygıyla.
Sadece Karadenizli değil hayata emek veren tüm kadınlara selamla.