Elif SÖZER
…belki de var olduğum için “hissediyor” ve anlamın, hissin eylemsel izdüşümü ile gerçekleştiğini “biliyorum."
Yaşam her an yeni bir metamorfozla var olur. Varoluşun içinde bilişsel ve tinsel metamorfozlarımızla var olabilmemiz dileğiyle...
Gece yarısını müteakip bu cümlelerle bitirdim Metamorfoz'u ve "oohh bee!" anında bir iki cümleyle sizinle paylaşmak istedim.
2015 yılından bu yana beyin-beden-mekân üçlüsünü araştırıyorum. Hayli emek verdim nöromimariyi oluştururken. Paradigmayı sadece sinirbilim ve mimarlık kapsamında ele almadım: Biyoloji, fizyoloji, felsefe, sosyoloji, epigenetik, psikoloji, antropoloji, astroloji, nöropazarlama, edebiyat, sanat, sinema vs. insanın ürettiği ya da etkileşim halinde olduğu farklı alanları ortak muhteviyatta ve multidisipliner bakış açısıyla değerlendirdim.
İddialı cümleleri pek sevmem ama yerinde kullanım etkili olur: Yaşadığımız evler bizi hasta edebileceği gibi hastalıklardan iyileşmemize katkı sağlıyor; kanserde bile.
Çalışma odamızın düzeni sınav başarımızı, odaklanmamızı büyük oranda etkiliyor. Ofis dekorasyonu zihinsel performansımızı, yaratıcılık düzeyimizi arttırıyor. Mekânlar insanı gençleştiriyor; hem de estetik ameliyata gerek kalmadan... Suçluluk düzeyini düşürebiliyor, mutluluk ve refahı arttırıyor. Umudu yeşertebiliyor, yaşama sevinci veriyor, travmalarınızı tetiklediği gibi onlardan kurtulmamıza destek veriyor ve bence en önemlisi mekân farkındalığı ile başlayan kendilik farkındalığı ile devam eden süreçte VAROLUŞ ANLAMIMIZI bulmamıza katkı sağlıyor.
Bu yüzden mimari tasarımlarda nöromimari bakış açısını geliştirmek kritik bir öneme sahiptir.
Unutur muyum!? Nöromimari serüvenimde bana eşlik eden yol arkadaşlarıma; sevgili editörüm Sibel Kodakoglu'na ve Vadi Yayınevi ekibine tüm kalbimle çok kocaman teşekkürlerimle...
Umarım hayata katkısı olur.