Melek GİRAY
  26-10-2024 06:42:00

Taklit ile tağşiş ürünlerin enflasyona etkisi!

Öğretmen sınıfa sorar.

- Bir ağacın dalında 5 tane kuş var. Taş attım, iki tanesini vurdum. Geriye kaç kuş kalır?

Öğrencinin biri parmak kaldırır ve cevaplar:

- Hiç kuş kalmaz çünkü diğerleri korkudan uçup gider. İşte sağlıkta kuş gibi bir şey. Her şeye dikkat etsen de dışarıdan birisi bir şey yapar. Ortada sağlık-mağlık kalmaz.

Tarım ve Orman Bakanlığı görevini yapıp hile yapan firmaları tek tek açıklıyor. Yağ, et, peynir gibi temel tüketim maddesi üreten tanınmış bir çok firma ismi bu listelerin içerisinde yer alıyor.

Peki taklit ve tağşişin suçu sadece ifşada mı kalıyor?

Yasaya göre ; Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak gıdalar, masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılıyor ve mülkiyeti kamuya geçirilerek imha ediliyor. Kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya ürün arz eden (fason yaptıran) işletmecilere, 50 bin -500 bin TL arasında, yıllık gayri safi gelirinin yüzde 1’i oranında idari para cezası veriliyor. Aynı fiilin 3 yıl içinde birinci tekrarında cezalarının alt ve üst sınırlarının iki katı kadar ceza veriliyor. İkinci kez tekrarlanması durumunda gıdayı üreten, ithal eden, kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda işletmecisine, 1000-3000 gün adli para cezası ve 5 yıldan 10 yıla kadar gıda sektörü faaliyetinden men cezası veriliyor.

Ne güzel sen yüzde 70’ e kadar kar et. Senin gelirinin yüzde 1’i 2’si kadar ceza verilsin. Canım gülüm keten helvası, ele geçersen de bir başkasının üzerinden işine devam edersin. Adamlar mamulü köy pazarlarına yaydılar mı zaten toplamanın da imkanı kalmaz. Ki; toplananın da imhası, denetim gerektiren bir olay. Oralarda da bir şeyler dönme olasılığı var.

İstifra etmem için gerekte yok ama, konunun çok daha önemli bir noktasına parmak basacağım. Bu malların bir çoğunun fiyatlarının TÜİK tarafından enflasyon istatistikleri içerisinde kullanılması. Hal böyle olunca, alım gücünü belirleyen maaşların düşük hesaplanması sonucu vatandaşlar ister istemez yeniden bu mallara yönelmiş oluyorlar.

Arkasından gelsin sistemik hastalıklar, hastanelerde sıralar.

Bir ara zeytinliklerdeki imar yasaklarının gevşetilmesi konusunda muhalefetten çok fazla tepki gelmişti. O zaman bunun gereğinden fazla tepki gösterildiğini düşünüyordum. Ama şu anda işin nelere yol açtığını görebiliyorum. Tağşiş olan ürünlerden çoğu zeytinyağı. Zeytin yağı deyip geçmeyin. Özellikle düşük gelirlilerin çoğu emeklilerden oluşuyor. Bunların da adı üzerinde çoğu yaşlı.Zeytinyağından başka her türlü yağ bunların sağlığını bozuyor.

Enflasyonla mücadele de taklit ve tağşiş yararlı bir etki uyandırıyor gibi gözükse de sonuçta bir canavar beslenmiş oluyor. Bunun uzun vadede ki zararlarını tahmin etmede umarım gerekli ışığı tutabilmişimdir. Ülkeye bu sorun terörün bile zarar veremeyeceği kadar zarar verir. Bu nedenle bir an önce yasamanın konunun önemini kavrayıp caydırıcılık neşterini eline alması şart. Özellikle TÜİK’in de fiyatı istatistiğe geçecek ürün numunelerini laboratuarlarda denetletmesi gerekiyor. Ve bu ürünlerde bir kalite kodeksinin de belirlenmesi gerekiyor.

Bu şartlarda çok zor biliyorum, kalın sağlıcakla…

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI