Mustafa KAHRAMAN
Türkiye’nin 2019 yılı uluslararası patent başvuru sayısı %47 artış gösterdi.
Yoğunluk makine, bilgisayar, elektrik-elektronik, kimya, ilaç.. gibi sektörlerden..
Uluslararası patent başvuru sayımızla dünyada ilk defa 13’üncülüğe yükseldik.
Birçok ülkeyi geride bırakarak..
Ne anlam ifade ediyor?
Bu durumu bir çıktı olarak değerlendirecek olursak;
Artan Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin,
Artan Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerinin,
Patent çalışmaları yürüten Teknoloji Transfer Ofislerinin,
Üniversite-Sanayi işbirliği çalışmalarının,
Dolayısıyla Üniversitelerin,
En nihayetinde ise devlet politikalarının etkisi oldukça önemli..
Pekala başvuru sayısının çok olması çok yenilikçi olduğumuz,
Çok fazla buluş yaptığımız anlamına gelir mi?
Hayır dediğinizi duyuyorum.
Aynı fikirdeyiz.
O zaman ne anlam ifade ediyor?
Patent başvurusu yapmaktan çekinmiyoruz.
Ve çıkartmamız gereken sonuç ise,
Patentlerin ticarileşmesi gerekliliği..
Değere dönüşmesi gerekliliği..
Bunun için de yine başa sarıyoruz.
Yani patentin alınmasından önceki sürece..
Alınan patent acaba sanayideki bir soruna çözüm getirebilecek nitelikte mi?
Acaba alacağımız patent ticarileşip bir değere dönüşebilir mi?
Bu soruları “evet” diyebilmek içinse, gerekli altyapının kurulması gerekli.
Yani kamu-üniversite-sanayi işbirliğini sağlamak..
Bunun için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca sürdürülen Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) çalışmaları..
Bursa Uludağ Üniversitesi’nin Üniversite-Sanayi İşbirliği Geliştirme Merkezi (ÜSİGEM) çalışmaları..
Bu kapsamda kamu-üniversite-sanayi temsilcileri bir araya gelerek..
Milli değerler üretmek için tek ses olabilmeyi amaçlıyor..
Kendilerine değil, millete çalışıyorlar, zaman ve emek harcıyorlar..
O halde herkese düşen, bu çalışmalara katılmak..
İşbirlikleri için elini taşın altına koymak..
Aslında en başarılı olduğumuz şeyden bahsediyorum: dayanışma!