SON DAKİKA
Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Kılıçdaroğlu ve Muhbirleri

Yazının Giriş Tarihi: 01.08.2022 00:38
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.08.2022 00:38

Geçtiğimiz haftaya damgasını vuran gündem maddelerinden birisi de hiç şüphe yok ki, yakın geçmişte Halk TV’den ayrılıp kendi Youtube kanalını kuran Özlem Gürses’in açıklamaları oldu.

Merkezinde, bazı bürokratların Kılıçdaroğlu’na ve 6’lı masaya bilgi sızdırdığı iddiası olan bu açıklamalar, açık söylemek gerekirse, bildiğimiz bir şeyin tekrar hatırlatılması kabilindendi.

Muhalefetin, hükümetin hamlelerine ilişkin içeriden bilgi aldığını söyleyen Gürses; “Bunu da başaran Kemal Kılıçdaroğlu'nun bürokrasiye yönelik çağrıları oldu. Eğer seçimde iktidar değişirse, bunu başarabilirlerse eğer, olur olmaz bilmiyorum ama kararnamelerin, sözleşmelerin altına imza atan bürokratlar hakkında işlem yapacağını söyledi Kılıçdaroğlu”

Bu ifadelerle Kılıçdaroğlu’nun tehditlerinin sonuç verdiğini ima eden Gürses; “Dolayısıyla bürokrasiden CHP'ye ve altılı masaya bilgi geliyor. Seçim ekonomisine geçti iktidar. Bir takım kesimlere iyileştirici tedbirler alınmaya çalışıyor. İktidar bu adımları atmadan muhalefet önceden öğreniyor” diye konuşmasına bu minvalde devam etti.

Gelişmelere örnek olarak Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) kredi ödemelerini örnek gösteren Gürses, “Örneğin CHP, KYK meselesini önceden öğrenip, sosyal medyada çalışma yaptı. KYK faizlerinin silineceğine yönelik açıklamalar yapıldı. Otomotivde bir sıkıntı olduğunu biliyorduk, iktidarın bu konudaki çalışmasını da öğrendi muhalefet o nedenle alelacele ÖTV videosu çekildi mutfakta” dedi.

Haber diline özellikle sadık kalarak yaptığımız alıntılar, meselenin tam olarak anlaşılması gayesine matuftur elbette.

Bu sözleri, iktidarı savunan bir şahıs değil bilakis iktidara amansızca düşman bir gazeteci sarf ediyor ve bu yönüyle de, açıklamaları kendi yorumumuzu eklemeden aktarmak önemliydi.

Şimdi gelelim, bu itirafın işaret ettiği hakikate şaşırıp şaşırmadığımıza!

Açıkça ifade ediyorum ki, asla şaşırmadım!

Sürekli okurlarımız daha önce bu sütunlarda AK Parti içerisindeki unsurları başlıklar halinde kategorize ettiğimizi hatırlayacaklardır.

İşte o başlıklardan birisi, Özlem Gürses’in itirafında ön plana çıkan muhbirler yani hainlerdi.

Kendisini, onurunu, şahsiyetini, namusunu, inanç değerlerini gözünü kırpmadan satan aşağılık hainler!..

Yukarıdaki kısa paragraf, bahsi edilen sürüngen takımının kişiliğini tam olarak tanımlayan bir içeriğe sahip.

Sayesinde adam yerine konduğu, makam mansıp sahibi olduğu, saygın bir sosyal statü elde ettiği ve müreffeh bir hayat yaşadığı adama ihanet etmenin başka bir tanımlaması olmasa gerektir.

Şüphesiz ki, bahsi edilen bu muhbirlik hadisesi ilk değildi.

Daha önce de, Erdoğan’dan intikam alma peşinde olan Gül/Babacan ve Davutoğlu ekibinden kimi bürokratlar ve derinlere sızmış köstebekler benzer alçaklıkların altına imza atmışlardı.

Bunlardan en önemlisi, kuşkusuz ki, muhalefetin bir aralar dillerine pelesenk ettikleri; “128 milyar dolar nerede?” spekülasyonuydu.

İşbu iftira, işte bu haysiyetini satan namussuzlar marifetiyle Kılıçdaroğlu’na ve CHP’ye ulaştırılmış idi.

Doğrusu bu alçaklığın ekmeğini epey yediler.

Sonuçta zamanın Hazine Bakanı Berat Albayrak dava açtı ve iddiaların aşağılık bir iftiradan öte olmadığını kanıtladı ama atı alan Üsküdar’ı geçmişti ne yazık ki.

Kılıçdaroğlu, böyle aşağılık herifleri, tabiidir ki, 6’lı masadaki ortaklarının derinlere yerleştirdikleri köstebekler marifetiyle satın alıyor.

Onurun, şerefin ve haysiyetin haraç mezat satıldığı böylesi bir vasatta, satılan kadar alıca da aynı vasıfları haizdir elbette ama satılan ve kör bir intikam için şerefinden vaz geçen haysiyet yoksunlarının alçaklığı, hiçbir tartıya gelmez!..