Nurettin Arslantaş
Bismihi teala
Rabbimin adıyla…
Ben ve kabe -2
Yeryüzünün ilk mescidi Kabe muazzama adeta gelinliğine bürümüş bir güzellik arz etmekte

——
İnsan yönünü ve gözlerini Kabeye çevirdiğinde kendisini bir manevi hava ve güzel koku sarar, aynı zamanda gözlerine bir aydınlık gönlüne bir ferahlık verir daha açıkçası Kabe İnsana edebi öğretir insana huzur verir insana şevk verir ve insanın kalbini yumuşatır
——
Herhalde ondandır ki Hazreti Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem Kabe ile müşerref olmuş. Ve Kabe’nin imamı olmuş…
O kadar birbirlerini tamamlamışlar ki!
Ve ben de her Kabe’yi seyrettiğimde her Kabeye baktığımda yüzümü aşağı eğerek utanarak geçmişimi düşünerek efendimiz Aleyhissalatu Vesselam‘ın hadisi şerifi gelir aklıma.
Ve derki Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem.
Beni Rabbim edeplendirdi, edebimi de üstün ve güzel eyledi.
Ameldeki edep onun kabulüne işarettir Kabe ise, sanırım bu edebi öğretiyor bu ahlakı öğretiyor sabrı öğretiyor, metaneti öğretiyor
——
Dış edebin güzelliği iç edebin güzelliğine işarettir
Kabe bana ve eminim cümle umrecilere hacılara yüzde 90 bu güzelliği öğretmiştir
Onun için kul ibadeti ile cennete, ibadetindeki edebiyle Allahu Taala‘ya sağlam bir “kulp”la bağlanır
Öyle bir adap sahibi olur ki ve o kişide adabın güzelliği aklın tercümanıdır
Evet Kabe ve ben…
İstikamete tabi olmayı öğretir
Kabe İnsanlığın şeref tablosunun öğrettiği kriterlerle hareket noktasını belirler
Kabe benliği senden alır seni sen yapar.
Asli vazifene döndürür.
Manevi tüm güzellikler Kabe‘yle bütünleşince , onun etrafından dönen seyreden el vuran Yüz süren o maneviyattan illaki bir şeyler elde eder
———-
لِقاءُ الإخوان لقاح
“Dostlarla buluşmak kalbe muhabbet aşılamaktır”
Ve kabe bana şunu öğretti;
Edepli ol, edepli ol, edepli ol.