Özkan Öztürk
Takvim yaprakları 6 Şubat 2023'ü gösterdiğinde binlerce insan o yıkıcı depremin olacağını bilmeden yatıp uyudu.
Gece saatler 04.17'yi gösterdiğinde gerçekleşen 7.7 şiddetindeki deprem binlerce insanımızın ölümüne sebep oldu.
Aradan geçen 3 sene sonunda tam olarak ne acılar sarıldı, ne de ölenler unutuldu...
O sabah saat değil, hayat durdu adeta.
Binaların duvarları değil; güven duygusu yıkıldı önce.
Uykudan değil, bir rüyadan uyandık sanki ama bu rüyadan kimse “oh be” diyerek kalkamadı.
Uykuda can verdi bazı insanlar...
Gece yattıklarında hepsinin yarın için hayalleri vardı aslında.
Kimisi çocuk doğuracaktı, kimisi yeni işe başlayacaktı, kimisi evlenecekti, kimisi yeni evine taşıyacaktı...
Ama deprem tüm hayalleri yıktı ve geçti. Ancak depremin verdiği hasar ve yaralar hala geçmedi...
O büyük afette bir şehir değil, onlarca şehir sustu. Bir ev değil, binlerce yuva ve hayaller yarım kaldı. En çok da sesler kaldı kulaklarda…
“Anne!” "Baba beni kurtar" diye yarım kalan, “Buradayım” diye bir daha hiç duyulamayan sesler.
Soğuk sadece havada değildi.
Betonun altında kalan eller kadar, dışarıda çaresiz bekleyen kalpler de üşüdü.
Saatler geçti, günler geçti; ama zaman, o enkazın başında hep aynı yerde takılı kaldı.
6 Şubat Depremi bize şunu öğretti; Toprak bir saniyede her şeyi geri alabiliyor.
Statüyü, parayı, kibri, “bana bir şey olmaz” cümlesini… Geriye sadece insan kalıyor.
Ve insanın insana borcu. Bazı acılar vardır, ne geçer, ne de tam anlatılır. Sadece sessizleşir.
Her Şubat’ta yeniden uyanır. Bir mumda, bir fotoğrafta, bir isimde…
Kaybettiklerimizi toprağa verdik belki ama hatıralarını göğe emanet ettik. Unutmamak için. Alışmamak için. Ve bir daha “ihmal” kelimesini
bu kadar can yakıcı bir anlamda yaşamamak için.
6 Şubat 2023 takvimde bir gün değil artık.
Bir yara. Bir sorumluluk. Ve susarak bile hatırlamamız gereken bir söz. Allah bu yıkıcı depremde yakınlarını kaybeden insanlara sabır versin. Ölenlerin de mekanları cennet olsun...