Özkan Öztürk
  02-02-2026 01:26:00

Mütevazılık ve Türkiye

Sene oldu 2026 ancak hala bizim toplumda siyasiler hala gelişmiş ülke liderlerinde olduğu gibi mütevazı olamıyorlar bir türlü.... Ülkemizi yönetenler ve siyasi liderler halkın içine karışamıyor ve hep gösterişli bir hayatı tercih ediyorlar.

 

Şöyle mütevazı liderlerden bahsedecek olursak Almanya'nın ilk kadın Başbakanı olan eski başkan Angela Merkel, sade ve mütevazı yaşamı ile dikkat çekmiştir. Çok lüks giyinmeyi sevmeyen Merkel, market alışverişini dahi kendi yapan bir liderdi. Örneğin vefat eden eski Uruguay

 

Cumhurbaşkanı José Mujica, maaşının yüzde 90'ını bağışlarken, başkanlık sarayını reddedip çiftlik evinde yaşadı.

 

Hollanda eski başbakanı Mark Rutte  bisikletle işine giderken, arabasını kendi kullandı ve küçük bir evde yaşadı. Japonya Başbakanı Sanae Takaiçi de işe metroyla  gidip geliyor ve halkın içine karışmayı seviyor. Danimarka'nın eski kadın Başbakanı Helle Thorning-Schmidt de kış mevsiminde evinin önünde biriken karları elinde kürekle temizlerken hafızalarda yer edinmişti.  Bu listeyi uzatmak mümkün. Peki biz toplum olarak neden mütevazı lider istemiyoruz.

 

Çünkü mütevazılık hesap sorulabilirlik demektir. Biz hesap sormayı değil, birine yaslanmayı seviyoruz. Gösteriş bizi rahatlatır. Kalabalık korumalar, büyük sözler, sert tonlar…

 

Hepsi aynı şeyi söyler: “Düşünmene gerek yok, ben varım.”

 

Mütevazı lider ise şunu der: “Ben geçiciyim. Sorumluluk sende.”

 

İşte bu cümle korkutur.

 

Güçlü lider isteyen toplumlar güçlü değildir. Sadece güvensizdir.

 

Mütevazılık zayıflık değil, toplumun aynasıdır. Ve bazı aynalara bakmak cesaret ister. Acaba bizim siyasi liderler ve yöneticiler ne zaman mütevazı olup sade yaşam tercih edip halkın içine karışacaklar...

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI