Özkan Öztürk
Kapitalizmin hızla yayıldığı günümüzde toplumun en büyük sorunlarından biri de aç gözlülük...
Eskiden insanlar açlıktan korkardı. Bugün ise aç gözlülükten korkmamız gerekiyor...
Çünkü artık insanı tüketen şey yoksulluk değil; doymazlıktır...
İnsanlar daha çok para, daha çok makam, daha çoķ beğenilmek, daha çok takdir edilmek, daha çok güç istiyor...
Sanki ölüm hiç gelmeyecekmiş gibi biriktiren, sanki dünya kendisine tapuluymuş gibi yaşayan bir anlayış, toplumun damarlarına kadar işlemiş durumda ne yazık ki...
Ne acıdır ki bugün dürüstlük safdillik, kanaatkârlık başarısızlık, vicdan ise zayıflık gibi görülüyor toplumda...
"Ne kadar kazandın?" sorusu, "Nasıl kazandın?" sorusunun önüne geçti...
İşte ahlaki çöküş ve sosyal çürüme tam da burada başladı...
Bir avuç insan servetine servet katarken, milyonlarca insan ise alın terinin emeğinin karşılığını alamıyor maalesef...
Birileri lüks restaurantlarda israfın fotoğraflarını sosyal medya platformlarında paylaşırken, başka aileler çocuklarına bir öğün fazla yemek verebilmenin hesabını yapıyor...
Böyle adaletsiz bir düzenin içindeyiz...
Bu tablo kader değil; aç gözlülüğün en büyük eseridir hiç kuşkusuz...
Aç gözlülük sadece cebimizdeki cüzdanları şişirmez; merhameti ve vicdanı kurutur, adaleti çürütür, güveni yok eder...
İnsan, "Biraz daha" derken fark etmeden insanlığını kaybeder...
Çünkü hırsın sınırı ve sonu yoktur. Doymayan göz, sonunda vicdanı da kör eder maalesef...
Tarihin bütün büyük çöküşlerine bakın. Devletleri yıkan da, şirketleri batıran da, aileleri dağıtan da çoğu zaman yokluk değil; hırs ve aç gözlülüktür...
Bugün çocuklarımıza daha fazla para kazanmayı değil, daha temiz ve ahlaķlı yaşamayı öğretmeliyiz...
Çünkü servet çocuklarımıza miras kalabilir; karakter kalmaz...
Vicdan satın alınamaz...
Merhametin borsası, dürüstlüğün ise döviz kuru yoktur...
İnsan, sadece cebi dolu olduğu için zengin değildir...
Asıl zenginlik, elindekine şükredebilmek, ihtiyaç sahibinin elinden tutabilmek, paylaşabilmek ve haksız kazanca "hayır" diyebilmektir...
Aslında çağımızın en büyük krizi ekonomi değildir...
En büyük kriz, vicdanın ve merhametin iflasıdır...
Aç gözlülük büyüdükçe insanlar küçülüyor. Binalar yükseliyor ama ahlak alçalıyor... Kasalar doluyor ama kalpler boşalıyor...
İnsan nefsine hep yenik düşüyor...
Bir evi var... Bir tane daha istiyor...
Bindiği arabayı tekrar son model ile değiştirmek yenilemek istiyor...
İstiyor da istiyor...
Halbuki isteklerin sonu yok...
Lütfen unutmayalım...
Dünyada herkesi doyuracak kadar nimet var; ama bir tek aç gözlü insanı bile doyuracak kadar servet yoktur...