beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Özkan Öztürk
  08-08-2026 01:12:00

Mutluluk, yarının vaadi değil; bugünün nefesidir

Hayat öyle bir hal aldı ki ülkemizde mutlu insan görmek neredeyse imkansızlaştı...

İnsan ömrü boyunca en çok neyin peşinden koşar diye sorsanız, cevabım tek kelime olurdu: "Mutluluk"...

Ne gariptir ki, herkes mutluluk arar ama çok az insan onu gerçekten yaşar... 

Çünkü çoğumuz mutluluğu geleceğe erteleriz... 

Geleceğe dair hep bir plan yaparız...

"Şu evi alırsam...", "Şu arabaya binersem...", "Biraz daha param olursa...", "Emekli olunca...", "Çocuklar büyüyünce..." der der dururuz...

Oysa mutluluk, yarının vaadi değil; bugünün nefesidir aslında...

Bugün dünyada milyonlarca insan daha çok kazanıyor ama daha az gülümsüyor ne yazık ki...

Yaşadığımız evler büyüyor, sofralar küçülüyor ve mutluluk giderek azalıyor...

Kullandığımız cep telefonlarımız akıllanıyor, ama kalplerimiz giderek birbirinden uzaklaşıyor... 

Aynı evde yaşayan insanlar birbirlerinin yüzüne bakmadan saatler geçiriyor...

Ekranlar çoğaldıkça, göz göze gelen  insanlar azalıyor...

İletişim giderek kayboluyor...

Belki de mutluluğu yanlış yerde arıyoruz...

Mutluluk; sabah çocuğunun "Günaydın" demesindedir. Yaşlı annenin titreyen ellerini tutabilmektedir. Dostun omzuna başını koyabilmektedir. 

Bir bardak çayın buharında, yazın yağan yağmurun toprak kokusunda, sevdiklerinin kahkahasında saklıdır...

Yazın deniz kenarında gün batımını izlemektir mutluluk...

Ne yazık ki bunu çoğu zaman kaybettikten sonra anlıyoruz.

Yaşam hep öyle değilmidir her şeyin değerini kaybedince anlar insan...

Hayat bize her gün aynı dersi veriyor: Hiçbir servet zamanı satın alamıyor...

Hiçbir makam, kaybedilen bir insanı geri getirmiyor...

Hiçbir başarı, vicdanın huzurunun yerini doldurmuyor...

Mutluluk, sahip olduklarımızın sayısıyla değil; şükredebildiklerimizin farkına varmakla büyür aslında...

Belki de en büyük zenginlik, akşam başını yastığa koyduğunda "Bugün kimseyi kırmadım, sevdiklerime zaman ayırdım ve vicdanım rahat." diyebilmektir...

Hayat, bir gün mutlaka sona erecek. Geriye para, lüks evler ve arabalar değil, insanların kalbinde bıraktığımız izler kalacak...

Bizi hatırlatan şey, satın aldığımız eşyalar değil; paylaştığımız sevgidir...

Mutluluk arayıp bulunan birşey değil aslında...

Mutluluğun anahtarı aslında küçük şeyler..

Mutlu olmak istiyorsanız sevdiğiniz kişileri mutlu edin mutlu olun...

O sevindirdiğiniz insanın yüzündeki mutlu ifade parayla satın alınamaz...

En son ne zaman çok sevdiğiniz birisine mektup yazdınız...

En son ne zaman bir çocuğu sevindirdiniz...

Şu yaz mevsiminde sıcak havalarda hangi hayvanı beslediniz veya su koydunuz...

Modern çağın en büyük yoksulluğu, sevgi eksikliğidir.

Her sabah bir telaşla uyanıyoruz yeni güne...

Daha çok kazanmak, daha çok biriktirmek, daha çok sahip olmak için ömrümüzü tüketiyoruz..

Sonra bir gün aynaya baktığımızda saçlarımızın beyazladığını, yüzümüzde zamanın izlerini görüyoruz. O gün anlıyoruz ki kaybettiğimiz şey para değil; yaşayamadığımız anlarmış aslında...

Öyleyse bugün geç olmadan...

Sevdiklerinize sımsıkı sarılın...

Bir gönül alın...

Bir yüzü güldürün...

Bir özrü geciktirmeyin...

Bir teşekkürü esirgemeyin...

Ve en önemlisi, mutlu olmayı yarına bırakmayın.

Çünkü hayatın en büyük pişmanlığı, mutlu olmak için çok geç kaldığını fark etmektir...

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI