Özkan Öztürk
  20-02-2026 01:07:00

Fırsatçılık

Evet konumuz fırsatçılık. 11 ayın sultanı Ramazan ayına girdiğimiz bugünlerde yine gıda fiyatlarındaki fahiş artışlar yüzünden fırsatçılar işbaşında. 

Bugün aynaya bakma cesaretini gösterelim. Çünkü bazı gerçekler, ne kadar rahatsız edici olursa olsun, dile getirilmeden değişmez. Türkiye toplumunun en büyük problemlerinden biri yoksulluk değil, eğitimsizlik değil, sistemsizlik bile değil. En büyük problem, fırsatını bulduğunda başkasının hakkını yemeyi “uyanıklık” sanan zihniyet.

Deprem olur, ev fiyatları yükselir. Ekonomik kriz olur, stokçular çoğalır. Birinin açığı ortaya çıkar, diğeri bundan nasıl kazanç sağlayacağını hesaplar. Ve en acısı şu; bu davranışlar artık utanılacak değil, övünülecek hikâyelere dönüşüyor.

“Ben işimi bilirim.”

“Asıl enayi kurallara uyan.”

“Herkes yapıyor zaten.”

Bu cümleler bir toplumun çürüme belirtileridir. Çünkü fırsatçılık yalnızca ahlaki bir sorun değildir; güveni öldüren bir virüstür.

Güven ölünce ekonomi ölür.

Güven ölünce komşuluk ölür.

Güven ölünce devlet ile vatandaş arasındaki bağ kopar. Sonra herkes birbirinden şüphe eder.

Esnaf müşteriyi kazıklamaya çalışır.

Müşteri esnafın malını iade edip kullanmanın yolunu arar.

Ev sahibi kiracıyı sıkıştırır.

Kiracı çıkmamak için hukuku zorlar.

Herkes birbirine karşı tetikte, herkes birbirine karşı savunmada…
Böyle bir yerde ne huzur olur ne refah.

Oysa aynı insanlar, bir felaket anında dünyaya örnek olacak dayanışma gösterebiliyor. Demek ki mesele karakter değil; mesele günlük hayatta vicdanı devre dışı bırakmamız. Çünkü fırsatçılık bulaşıcıdır.

Bir kişi yapınca ayıplanır.

Beş kişi yapınca normalleşir.

Herkes yapınca kültür olur.

İşte asıl tehlike budur. Bu fırsatçılığın toplumun geneline yayılmasıdır.

Fırsatçılığın davranış olmaktan çıkıp kimliğe dönüşmesi. Toplumlar büyük ihanetlerle değil, küçük kurnazlıklarla çürür. Ve bir ülkeyi ayakta tutan şey büyük kahramanlık hikâyeleri değil; kimsenin görmediği yerde bile doğru davranan sıradan insanlardır.

6 Şubat Depremini hatırlayalım isterseniz. 50 binden insanımızın ölümüne neden olan deprem sonrasında ev kiraları yükseldi. Bazı kişiler zincir marketleri yağmaladı. Bazı kişiler enkaz altında kalan kadınların ellerindeki bileziklerini çaldı. 

Depremde zarar gören evleri soydular. Deprem bölgesine gönderilen yardımları çaldılar. Bu fırsatçılar yüzünden artık maalesef güven duygusunu yitirdik. Ne zaman düzeliriz dürüst ve güvenilir biri olduğumuz zaman. Siz lütfen hiçbir konuda fırsatçılık yapmayın. Kazandım sanırsınız ama aslında kaybeden olursunuz.

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI