Özkan Öztürk
Saygıdeğer okurlar, son yıllarda hepimizin dilinden düşmeyen "Tahammül" kelimesiyle ilgili bir yazı kaleme almak istedim.
Sizlerin de sık sık karşılaştığı "Tahammül" kelimesini toplum çok sık kullanmaya başladı son zamanlarda.
Nedense artık kimsenin kimseye tahammülü kalmadı.
Yeni evlenen çiftlere bakıyorsunuz mesela çok severek evlenmişler fakat daha 6 ay dolmadan boşanma kararı alıyorlar.
"Daha fazla tahammül edemeyeceğim" diyorlar.
Anne ve babalar çocuklarına tahammül edemiyor, çalışanlar iş yerindeki ortamdan dolayı işine tahammül edemiyor.
Trafikte kimse kimseye tahammül edemiyor.
Herkes pimi çekilmiş bomba gibi adeta.
Zaman öylesine değişti ki kimse kimseyi çekmiyor artık.
"Gülü seven dikenine katlanır" deyimi var.
Ama günümüzde şimdi kimse karşısındaki insana tahammül edemiyor.
Herkes kendini düşünüyor.
Halbuki her insan farklı karaktere ve özelliğe sahip.
İnsan sevdiği insana aslında tahammül edebilmeli.
Tahammülün dışında insanlar tabi sabredemiyor da aynı zamanda.
Gün içinde o kadar çok şeye tahammül edemiyor insanlar artık.
Araçla yolda giderken trafiğin ilerlememesine tahammül edemiyoruz.
Kimisi randevuya geç kalmasına tahammül edemiyor, kimisi tuttuğu bir futbol takımının maç kaybetmesine tahammül edemiyor.
Bunun örneklerini çoğaltmak mümkün.
Maalesef toplum olarak tahammül seviyesi giderek azalıyor.
Herkes herşeyin istediği gibi olmasını istiyor.
Aslında insanlar birbirine tahammül edebilmeli.
Hele ki bir insan sevdiği birisine, eşine, anne ve babasına rahat bir şekilde tahammül edebilmeli.
Karşısındaki kişiyi olduğu gibi kabul edebilmeli.
Herkese bol tahammüllü günler dilerim...