Özkan Öztürk
Son yıllarda ülkemizde yaşanan kadın cinayetlerinde büyük bir artış var. Neredeyse her gün haberlerde bir kadın cinayeti veya yaralama haberi izliyoruz televizyon ekranlarında...
Bazı haberler vardır, okunmaz hissedilir.
Türkiye’de her geçen gün artan silahlı saldırılar ve kadın cinayetleri de böyle haberler. Bir ekranın köşesinde birkaç satır olarak geçer ama bir evde zaman o anda durur. Bir annenin sesi eksilir, bir çocuğun dünyası kırılır, bir kadının hayalleri yarım kalır.
Türkiye’de kadın olmak gerçekten zordur.
Her öldürülen kadınla birlikte aslında bir hayat değil, bir gelecek de toprağa veriliyor. Yazılmamış mektuplar, kurulmamış sofralar, sarılınmamış akşamlar, gerçekleşmemiş hayaller… Hepsi bir anda yok oluyor. Geriye sadece “neden?” sorusu kalıyor. O soru ise çoğu zaman cevapsız bırakılıyor.
Oysa şiddet bir anda ortaya çıkmıyor. Öncesinde duyulmayan çığlıklar, ciddiye alınmayan tehditler, “bir şey olmaz” diye geçiştirilen korkular oluyor. Sonra bir gün, bir silah sesi bütün suskunlukları parçalayarak gerçeği yüzümüze vuruyor: "Koruyamadık".
Bir insanın canına kıymak bu kadar kolay mı? Yıllardır bu kayıpları kayıt altına alan her raporunda aynı şeyi söylüyor aslında: Bu ölümler kader değil. Ama kader değilse, o zaman her biri bir ihmaldir. Her biri geç kalınmış bir müdahaledir.
Her biri zamanında tutulmamış bir eldir.
Bugün de birçok kadın yalnızca yaşamak istiyor insan gibi. Korkmadan sokakta yürümek, sesini kısmadan konuşmak, hayatını savunmak zorunda kalmadan sevmek ve değer görmek istiyor.
Bu kadar basit bir hakkın bile mücadeleye dönüşmesi, bir toplum için ağır bir utançtır.
Belki çözüm bir günde gelmeyecek. Ama değişim, önce kalbimizde başlar. Bir kadının korkusunu “abartı” diye küçümsemediğimiz gün, bir tehdidi duymazdan gelmediğimiz gün, bir hayat kurtulmuş olacak.
Çünkü bazen bir hayat, sadece biri ciddiye aldığı için devam eder. Kadın cinayetlerinde dikkat ederseniz hep suç aletleri silah ve bıçak. Silah taşıma ruhsatının çok zor alındığı ülkemizde bu kadar silahlı saldırı ve cinayet nasıl işleniyor ? Bir silah sahibi olmak bu kadar kolay olmamalı. Her eşiyle veya sevgilisiyle kavga eden erkek bir kadının canını alamamalı. Neden biz kadınlarımızı koruyamıyoruz. 2026 senesindeyiz ve ülkemizde hala her gün kadın cinayeti işleniyor neredeyse. Bu cinayetler artık son bulsun. Kadınlarımız ölmesin. Yuvalar parçalanmasın. Çocuklar anasız kalmasın...