Vedat YÜCEBAŞ
Fransa maçında 1-0’lık yenilgiye karşı umutlanmıştım aslında.
İtalya karşısında rahat bir galibiyet alınacağını düşünüyordum.
Montella’nın “forvetsiz” oynama ısrarına rağmen, “3 puan cepte” diyordum.
Ama bizim İtalyan, 3 puanı resmen anavatanına hediye etti…
Elbette “bilerek yenildi” demiyorum.
Elbette kendi ülkesine “kıyak yaptı” diye düşünmüyorum.
Aksine, Montella’nın fazlasıyla Türkleştiğini düşünüyorum.
Belki de görevde daha uzun süre kalmak için özellikle İstanbul kulüplerine şirinlik yaptığı kanaatindeyim mesela.
Şimdilik devam ediyor görevine…
İstifayı düşünmediğini ifade etti basın toplantısında.
Onlarca bahane uydurdu yine.
Maç öncesi basın toplantısında da benzer hikâyelerden bahsetmişti.
Mesela Enes Ünal’ı birkaç kez izlediklerini ve fiziksel olarak mevcut kadronun parametrelerinden uzak olduğunu buyurmuştu Sayın Montella.
Hangi parametreyse artık.
Yenilgi kötü oldu ama farklı yenilgi daha yıkıcıydı resmen.
Ve doğal olarak ilk yarının sonlarında ıslık…
Devamında ise Montella ve TFF Başkanı Hacıosmanoğlu aleyhine yükselen tezahüratlar.
Bence tribünler haklı.
Hatta Arda Güler bile bir ara kenara gelip teknik heyete ağzını kapatarak bir şeyler söyleyince, biz basın mensupları “Ben sizin vereceğiniz taktiğe…” dediği yönünde yorumladık.
Elbette latife benimkisi, öyle dememiştir Arda ama gerçekten çok yoruldu.
Futbolseverlerin Montella ve Hacıosmanoğlu’nu protesto etmelerini normal karşılıyorum ve hatta destekliyorum…
Üzerinde ay-yıldızlı forma bulunan futbolcuların ıslıklanmasını ise doğru bulmuyorum.
O formanın hatırına…
Ay-yıldızın hatırına ıslıklanmamalıydı futbolcular.
Neyse…
Arda’yı bir kenara koyun, Montella dahil gerisini…
Ve hatta TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nu da…