Vedat YÜCEBAŞ
“Yaratan Rabbinin Emri ile oku!” sözü ile başlıyor kutsal kitabımız.
Kutsal kitabımız; “Kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur” da diyor.
Ve bir çok güzel emir, öğüt.
Zaten o nedenle Kur’an-ı Kerim’i okuyan onlarca, yüzlerce ve hatta binlerce gayrimüslim, Şehadet getirip İslam dinine geçiyorlar.
Geçtiğimiz günlerde sosyal medyaya yansıyan bir görüntüde bir grup Çinli’nin toplu olarak Şehadet getirip İslam dinine geçtiğini izledim.
Bunlar sosyal medyada izleyebildiklerimiz.
Baklayın öyle İslam’ı terörle yan yana getirmeye çalışanlara.
Asıl katil onlar.
Asıl terörist onlar.
Haçlı seferleri ile sindirmeye çalıştılar…
Olmadı!
Dünyanın her noktasında Müslümanlara baskı uyguladılar…
Tutmadı!
Filistin’de bir halkı yok etmeye, soykırım yapmaya kalkıştılar…
Yüzlerine bulaştırdılar!
Bakın; dünyanın her yerinde Filistin bayrakları dalgalanıyor.
İspanya'da, Japonya’da, Fransa’da, Hollanda’da, Belçika’da, Almanya’da, ABDde ve dünyanın her noktasında İsrail zulmü lanetleniyor.
Güney Afrika, “Gazze’deki Filistin halkına soykırım yaptığı” gerekçesiyle İsrail hakkında Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda dava açtı.
Ve siyonist İsrail’in yaptığı zulüm, soykırım ve cinayetler ilk kez uluslararası bir mahkemede anlatıldı.
Bu bile çok büyük bir başarı.
Ama karşı tarafın da boş durduğunu düşünmeyin.
Tevrat ve İncil gibi kitapları değiştirebilen Yahudiler ile Hıristiyanlar, Kur-an’ı Kerim’i değiştiremedikleri için daha kolay bir yol olan Müslümanları değiştirmek için harekete geçtiler.
O kadar net, o kadar açık bir şekilde görülüyor ki bu.
Ve bazı kesimler o kadar çabuk bu oyuna geliyor…
Dikkatli olmak lazım.
Müslüman olmak başka, dindar olmak ise bambaşka.
Bu oyuna gelmeyelim.
Bizi değiştirmelerine izin vermeyelim.