Vedat YÜCEBAŞ
Nasıl iyi işleri alkışlıyorsak, aksaklık ve eksiklikleri de eleştirmemiz lazım.
Hataları da direkt söyleyip tekrarlanmaması için önlem alınmasını sağlamamız lazım.
Ve hatta eleştirinin dozunu arttırıp daha testi kırılmadan uyarmak lazım.
Aslında ne kaybettiye Bursaspor, koşulsuz alkışlandığı için kaybetti.
Bundan önceki başkan, yönetim ve teknik direktörleri bir gözünüzün önünden geçirin; alayı ciddi vaadlerde bulunmuştu.
Sonuç; Bursaspor Üçüncü Lig’de.
Elbette Enes Çelik ve yönetimini bir kenara koymak lazım.
Borcu ciddi manada sıfırladılar, transfer tahtasını açtılar.
Kulüp mali olarak toparlandı ve hatta ayağa kalktı.
Ama idari anlamdaki bu üstün başarı aynı oranda sahaya yansımadı.
Belki kimileri; “lideriz ya yetmiyor mu?” diyecektir.
Yetmez kardeşim.
Bursaspor yoluna kör topal ilerliyor.
Sahanda Düzcespor’u yenemezsen…
Tokat deplasmanında 3 puanı güç bela alırsan kafalarda soru işareti oluşur.
Tek tek baktığında hepsi kaliteli futbolcu, “satıyorum” desen 20 dakikada 20 tane teklif gelir.
E o zaman eksik olan ne?
Yazık değil mi bu kadar emeğe.
Yazık değil mi Bursa’dan Tokat’a 770 kilometre yolu 12-13 saatte yapıp maça giden taraftarlara.
Yazık değil mi daha şimdiden gelecek sezon için kombine biletlerini ayırtanlara.
Ve elbette yazık değil mi teknik heyete ve futbolculara dikensiz gül bahçesi oluşturan başkan ve yönetime.
Bıraktım iyi futbolu, vasata razıydım ama kötü futbolu kabul etmem mümkün değil.
Evet Bursaspor ite kaka kazandı.
Evet Bursaspor kör topal ilerliyor.
Evet Bursaspor bugünü kurtardı ama…
Ya sonrası…