Vedat YÜCEBAŞ
Sosyal medya ciddi bir arşiv konumuna geldi artık.
Silseniz bile yazdıklarınız bir şekilde kaydediliyor.
Yani artık “ben demedim” dönemi bitti.
Gerçi, “Ben yazmadım yeğenim, küçük kardeşim yazmış” diyenleri çok duyduk ama.
Yemiyor artık kimse.
Yani ne yazarsan, ne söylersen yarın önüne çıkıyor.
O nedenle özellikle siyasilere tavsiyem, yazarken de söylerken de bin düşünsünler.
Sonrası komik oluyor doğrusu.
Son dönemlerde Millet İttifakı’na oy veren siyasi kimlikler, gazeteciler, tanınmış isimlerden “hesap soracağız” paylaşımlarını sıkça duyar, okur hale geldik.
AK Parti’den hesap soracağız!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan hesap soracağız!
AK Parti’ye hizmet etmiş, eden bakanlardan hesap soracağız!
Milletvekillerinden, üst düzey büroktan, parti temsilcilerinden…
Bu liste uzayıp gidiyor.
Şimdi; hesap sormak için öncelikle suç tespiti yapmak gerekmez mi?
İlk soru bu olsun…
“Hesap soracağız” diyenlere bakıyorum, savcı veya hakim değil.
Konuya da hakim değiller aslında.
Ama var bir gizli ajandaları demek ki.
E peki kimlerden hesap sorulacak?
Bu da ikinci soru…
Anladık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan, AK Parti’den mevcut bakanlardan ve…
Ya eski bakanlardan…
Yani Millet İttifakı listelerinden seçime gireceklerden hesap sorulacak mı?
Yani Ahmet Davutoğlu…
Yani Ali Babacan…
Yani Sadullah Ergin…
İşin özü CHP listelerinden milletvekili listelerinden gösterilen isimlere ne olacak.
Irak’ın eski devlet başkanı Saddam Hüseyin’in en yakın danışmanlarından, Saddam hükümetinin tek Hıristiyan üyesi Tarık Aziz vardı, yaşı 40 ve üzeri olanlar anımsayacaktır.
Saddam asıldı, ona yakın isimlerin (dönemin Irak Halk Ordusu lideri Taha Yasin Ramazan, dönemin İstihbarat Şefi ve Saddam’ın üvey ağebeyi Barzan İbrahim Tikriti ve dönemin Devrim Mahkemesi Başkanı Hamid el Bender) akibeti de aynı oldu…
Tarık Aziz 2010'da Yüksek Mahkeme tarafından Saddam Hüseyin döneminde dini partileri baskı altına almak suçundan idam cezasına çarptırıldı.
Ancak cezası nedense infaz edilmedi.
Yani olası Millet İttifakı iktidarında hesap sorulacak isimler arasında Tarık Aziz’de olduğu gibi ayrımcılık yapılacak mı?