Vedat YÜCEBAŞ
Elbette kimse bizim maçta giyeceğimiz formanın üzerinde ne olacağına karar veremez.
Elbette İstiklal Marşını en yüksek sesle söylememiz engellenemez.
Elbette takımlarımız sahaya çıkarken arzu ettikleri pankartı taşırlar.
Ve elbette tüm bunlar herhangi bir pazarlığın maddeleri olamaz.
Ancaaak!
Sormazlar mı hiç adama Suudi Arabistan hükümeti ve federasyonu ile bugüne kadar ne görüşüldü?
Sormazlar mı hiç adama Türkiye’nin, TFF’nin ve Süper Kupa’yı oynayacak kulüplerin talepleri iletilmedi mi?
Sormazlar mı hiç adama bazı talepler veya engeller son anda mı masaya konuldu?
Sormuyorlar deme ki?
Bu nasıl bir kafa?
TFF Başkanı derhal istifa etmeli mi?
Evet kesinlikle…
Ama bu yetmez.
Fenerbahçe ve Galatasaray başkaları da istifa etmeli?
Eder mi?
Bırakın istifa etmeyi iki kulüp başkanı bu krizi kendi lehlerine çevirmeyi bildiler ustalıkla.
“Sütten çıkan ak kaşık” oluverdiler bir anda.
Bu kulüpler haklı olarak kazanacağınız parayı düşünerek Süper Kupa’nın Suudi Arabistan’da oynanmasına ses çıkarmadılar.
Bu yönde eleştiriler geldiğinde, “İngiltere, Almanya ve futbolda ileri diğer ülkeler de bunu yapıyor” dediler.
Haklılardı da!
Taraftarlarının, “Süper Kupa, Cumhuriyet’in 100. Kuruluş yıldönümünde Türkiye’de oynansın” çağrılarına kulak tıkanıdılar.
Hiçbir kulüp başkanı veya yönetiminden, “Biz bu maçı Türkiye’de oynamak istiyoruz” diye bir açıklama duymadık.
Suudi Arabistan’a gittiler…
Krallar gibi karşılandılar…
Sonra ne olduysa kriz çıktı!
İnanın bu acemiliği Türkiye’nin en eski amatör kulüplerinden olan doğup büyüdüğüm mahallenin takımı Zaferspor’un yönetimi bile yapmazdı.
Size yakışan istifa etmektir.
Bahane üretmeyin ve TFF Başkanı ile birlikte istifa edin.
Gelelim, bu krizi fırsat bilim bir kesimi “Arap sevicisi” diye aşağılamaya çalışanlara.
Şunu söylemeliyim ki; Yahudiler başka İsrail yönetimi başka…
Almanlar başka Nazi sevdalıları başka…
Ve elbette Suudi yönetimi başka Araplar başka…
Eğer bir yönetimin, hükümetin, krallığın yaptıklarına bakıp koskoca bir ırkı kötülersek ciddi manada haksızlık etmiş oluruz.
Ben de, “Süper Kupa maçında İstiklal Marşı’nın okunmasına, Atatürk fotoğraflı baskılı tişörtlerinin giyilmesine karşı çıkan Suudi Arabistan’a yazıklar olsun” diyorum.
Elbette bildiklerimiz duyduklarımız gibiyse.
Ancak Atatürk dizisini yayınlamayan Disney Plas dijital yayın platformuna bırakın söz söylemeyi, bu konuyu gündeme dahi getirmeyenleri, sığır çobanı Amerikan kovboylarını eleştiremeyenleri de hayretle izlediğimi ifade etmek istiyorum.
Ayrıca Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtulaş Savaşı'nın başkumandanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusudur. Sevgimiz de saygımız da sonsuzdur.
Kimse laf edemez, ettirmeyiz...
Ama elbette istisnalar hariç sırf, alemlerin efendisi, iki cihan serveri Hazreti Peygamber Arap olduğu için de Arapları severim.
Bu arada Süper Kupa için benim yer önerim de Bursa…
Neden mi?
Osmanlı’nın ilk başkenti, bu alanda Edirne’nin babası İstanbul’un da dedesi konumunda olan Bursa, 8 Temmuz 1920’de işgal edildi.
10 Temmuz 1920’de meclis kürsüsü “puşide-i siyah”la kaplandı.
2 yıl 2 ay 2 gün meclis kürsüsünde kalan o siyah örtü, sadece Bursa’nın değil, tüm Türkiye’nin üstüne çöken işgal karanlığını simgeliyordu.
Yani Bursa hem Osmanlıdır, hem Cumhuriyet.
Süper Kupa maçı her ilde oynanabilir ama en çok Bursa’ya yakışır.