Vedat YÜCEBAŞ
  27-09-2023 14:50:13

Uludağ Davos olur mu?

Şu anda Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği bölümünde okuyan oğlum (Efe Salih Yücebaş) iki yıl önce sınava girmeden önce “uçak mühendisi” olmak istiyordu.

İyi puan çıkarmasına rağmen uçak mühendisliği ile ilgili bir okulu kazanamayınca “mezuna kalmak” yani bir yıl daha bekleyip tekrar sınava girmek istemişti.

Israrlarımıza rağmen tekrar sınava hazırlanmak isteyen oğlumu bir lisede rehberlik öğretmenliği yapan ve bu konuda öğrencileri yönlendiren bir tanıdığımızla görüştürmüştüm.

O tanıdığımız, oğluma, “Puanın uçak mühendisliğine yetmiyor belki ama makine mühendisliği bölümüne girebilirsin. Normal lisansını makine mühendisliği üzerine oku, yüksek lisanslını uçak mühendisliği için yap” önerisinde bulunmuştu.

Bu fikri benimseyen oğlum puanı yeten fakülteye kaydını yaptırmıştı.

Konu benim oğlum, mühendislik ve eğitim sistemi değil.

Yazımın konusu doğru yönelme ve odaklanmayla ilgili.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncü kimliğine uygun bir şekilde Türkiye’de kimsenin yapmadığı şeyleri yapmaya devam ediyor.

Öncelikle Cumhuriyet tarihinin en önemli yapılarından biri olan Kirazlıyayla Sanatoryum Binası’nın belki de yine Cumhuriyet tarihinin en önemli renovasyon çalışması ile yeniden ve çok daha önemli bir alanda işlevsel hale getirilmesi bile başlı başına alkışlamaya değer.

Bu merkezde oluşturulan Bursa Business School’da sadece Türk iş dünyasının değil yakın coğrafyadaki şirketlerin sahipleri veya üst düzey yöneticileri için bir eğitim merkezi oluşturulması fikri de sanırım önemli bir vizyon gerektiriyor.

Oğlumun okul tercihindeki kararsızlığını ve işin uzmanı ile doğru bir odağa yönelmesi örneğini de bunun için yazdım.

Günümüzde iş dünyasının ciddi bir eğitime ve yönlendirilmeye ihtiyacı var.

Öyle artık işler, 1-2 yabancı dil bilmekle, üretim sürecini yalayıp yutmakla, satış-pazarlama noktasında etkili olmakla yürümüyor.

Yönetmek başka bir beceri.

İşi yapan bulunuyor bir şekilde.

Pazarlayan da var.

Ama üreteni, üreteni denetleyeni, pazarlayanı bir araya getirip ekip oluşturmak, firmaları çok farklı bir noktaya taşıyor.

Dünya ticareti artık çok farklı bir noktada.

Düşünsenize; Türkiye’nin ilk 10, dünyanın da ilk 30 önemli üniversitesinden 8-9 tanesiyle anlaşma sağlanmış, protokoller imzalanmış.

Onlar Türkiye’ye gelecekler, Türk ve yakın coğrafyadaki iş insanlarına, onların firmalarının üst düzey yöneticileri için özel programlar düzenleyecekler.

Ne muazzam bir iş.

Eğer bu program eksiksiz başlarsa…

Eğer bu programa Türk iş insanları ilgi gösterirse…

Eğer Türk iş insanları ve üst düzey yöneticileri bu program ile edindikleri bilgi ve tecrübeleri harfiyen uygularsa çok geçmeden ülke ekonomisi farklı bir yöne evrilir.

Zaten bir başlangıç var.

Baksanıza artık OSB’lerden çok TEKNOSAB gibi organizasyonlardan bahsediyoruz.

Peki bu evrilme Türkiye’ye ne getirir?

Kilogram başına ihracatı da arttırır.

Türkiye fason üretimden çok marka üretim merkezi haline dönüşür.

Üretmek elbette kıymetli ama marka farklı bir konu.

Bursa Business School’daki ilk toplantının uzay ile ilgili olması da sanırım tesadüf değil.

Merkezde Uzay Kaşifleri Derneği (Association of Space Exlorers-ASE) tarafından bu yıl 34’ncüsü düzenlenen Planetary Congress de bence Bursa için bulunmaz bir fırsat.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay da hem merkezi hem de kongreyi oldukça önemsiyor.

Bursa Business Scholl ile Bursa’nın adının tüm dünya tarafından duyulacağına işaret eden Burkay, “Uludağ yeni Davos olacak” iddiasında da bulundu.

Uludağ yeni Davos olur mu?

Başarmak için inanmak ve iddia sahibi olmak gerekiyor.

BTSO ve İbrahim Burkay inanmış ki bu önemli proje vücut buldu.

Şimdi bu iddiayı ortaya koyup daha çok çalışmak gerek.

  YAZARIN DİĞER YAZILARI
ŞANS OYUNLARI
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI