Aynı hat üzerinde 1766 yılında 7,5 büyüklüğündeki büyük depremin İtalya'dan Avusturya'ya kadar birçok coğrafyada hissedildiğini ve tüm Marmara'da tahribata yol açtığını aktaran Jeoloji Mühendisi Aysun Aykan, "Bu bölge tekrarlar nitelikte depremler üretmesi açısından çok önemli bir bölge, böyle bir depremin tekrarı, nüfus yoğunluğunu da düşündüğümüzde tüm Marmara Bölgesinde büyük yıkımlara neden olacaktır. Marmara Denizi'nde, tarihi dönemde 7'nin üzerinde birçok depremler olmuş, en son büyük depremler 1509 ve 1766 tarihinde olmuş, bu depremlerin yaklaşık 250 yıllık bir tekrarlama periyodunun olduğu düşünüldüğünde; en son depremin üzerinden 259 yıl gibi uzun bir süre geçtiği için buranın bir sismik boşluk olduğunu; yani kırılma zamanı gelmiş yakın bir gelecekte büyük bir deprem üretme potansiyelinin olduğunu söyleyebiliriz" dedi.

Depremin Türkiye'nin, özellikle de Marmara Bölgesi'nin 1'inci önceliği olması gerektiğine vurgu yapan Aykan sözlerini şu şekilde sürdürdü:"Bu deprem sadece İstanbul'u etkilemeyecek, Marmara Denizi'ne kıyısı olan tüm illeri; İstanbul, Balıkesir, Bursa, Yalova, Çanakkale, Kocaeli, Tekirdağ'ı ağır bir şekilde etkileyecektir. Bu deprem 28 milyonu etkileyecektir. Marmara Bölgesi nüfus yoğunluğu, sanayi, ekonomi, ulaşım, tarihi birikim bakımından en yoğun olan bölge olduğu için burada büyük bir depremin olması Türkiye'nin ekonomisine bir hayli zarar verecektir. Bu yüzden bu depremi çok fazla önemsememiz gerekiyor. Marmara Bölgesinde yaklaşık 6 milyon yapı stoku var ve bu çok fazla bir yapı stoku. Marmara Denizi'nde olacak bir deprem 7'nin üzerinde maksimum 7.6 büyüklüğünde olabilir. Bu yüzden bu depremin hem maliyeti hem kayıpları çok fazla olacaktır."