Büyükelçi Barrack, krizin aşılmasında en büyük güvencenin Başkan Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki “güçlü şahsi ilişkiler” olduğunu vurguladı. Barrack, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun yürüteceği hassas diplomasi trafiğiyle birlikte, meselenin aylar içinde çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
Barrack, çözüm sürecinin Amerikan güvenlik standartlarından ödün verilmeden yürütüleceğinin altını çizdi. Olası bir anlaşmanın çerçevesini şu şekilde çizdi:
S-400 Denetimi: Rus sistemlerinin operasyonel kullanımının sonlandırıldığının doğrulanması.
Resmi Sertifikasyon: ABD Savunma ve Dışişleri bakanlarının, F-35 teknolojisinin güvende olduğuna dair onay vermesi.
Bu süreci “Klasik Trump tarzı bir anlaşma yaklaşımı” olarak tanımlayan Barrack; yasaları uygulama, teknolojiyi koruma ve ittifakları yeniden inşa etme odaklı bir yol haritası izlediklerini belirtti. Türkiye’nin F-35 ekosistemine dönüşünün ABD sanayisini destekleyeceğini ve Rusya’nın elindeki kozu alacağını savundu.
Türkiye’nin bölgesel etkisine de değinen Büyükelçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin; istikrar, ekonomik dinamizm ve güçlü merkezi yönetimle bölgede iddialı bir güç olduğunu kanıtladığını sözlerine ekledi.