Yüksek Mahkeme, bakım borcu karşılığında yapılan mal devri işlemlerinin her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerken, sözleşmenin gerçek amacının mirasçılardan mal kaçırmak mı yoksa gerçekten bakım hizmeti karşılığında mı yapıldığının titizlikle incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Yargıtay'ın değerlendirmesine göre, bir kişinin taşınmazını veya mal varlığını kendisine yaşamı boyunca bakacak kişiye devretmesi tek başına muvazaa (danışıklı işlem) anlamına gelmiyor. Sözleşmenin geçerliliğinin belirlenmesinde tarafların gerçek iradesi, bakım hizmetinin yerine getirilip getirilmediği ve sözleşmenin fiilen uygulanıp uygulanmadığı büyük önem taşıyor.
Bu nedenle mahkemelerin yalnızca tapu devrine değil, bakım ilişkisinin gerçekten kurulup kurulmadığına, bakım yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğine ve tarafların sözleşmeyi hangi amaçla yaptıklarına da bakması gerektiği ifade edildi.
Hukukçular, kararın özellikle mirasçılar tarafından açılan tapu iptali ve tescil davalarında önemli bir içtihat oluşturacağını belirtiyor.
Bugüne kadar birçok davada "mal kaçırma" iddiasıyla açılan davalarda, bundan sonraki süreçte mahkemelerin sadece mirasçıların iddialarını değil, bakım sözleşmesinin fiili olarak uygulanıp uygulanmadığını da ayrıntılı şekilde araştıracağı değerlendiriliyor.
Karar doğrultusunda, bakım borcunu üstlenen kişinin;
gibi unsurlar davaların sonucunda belirleyici rol oynayabilecek.
Uzmanlar, Türkiye'de özellikle yaşlı bireylerin çocukları yerine kendilerine bakan yakınlarına veya üçüncü kişilere taşınmazlarını devretmeleri nedeniyle çok sayıda hukuki ihtilaf yaşandığını hatırlatıyor. Yargıtay'ın son kararının, devam eden ve gelecekte açılacak binlerce miras davasında mahkemeler tarafından emsal olarak değerlendirilmesi bekleniyor.
Karar, "ölünceye kadar bakma sözleşmesi"nin tek başına mirastan mal kaçırma amacı taşıdığı yönünde peşin bir kabul yapılamayacağını ortaya koyarken, her uyuşmazlığın kendi delilleri ve somut koşulları çerçevesinde ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.